TOP

ONUR BAŞTÜRK’ÜN YENİ SEÇİMLERİ

Onur Baştürk; ilham aldığı her şeyi, gezip tozduğu her yeri Marie Claire Maison’a özel dekoratif bakış açısıyla yazıyor.

AYIN MEKÂNI: EMILY’S GARDEN

 Bir dönem Cihangir’in en popüler mekânlarından biriydi White Mill. Geniş bahçesi, geç saatlere kadar süren bar eğlencesi, ünlü oyuncuların uğrak yeri olması White Mill’i çok konuşulan bir yer haline getirmişti. Üç yıl önce White Mill Cihangir’den çıktı ve bir süre sonra Akaretler’e transfer oldu. Uzun süredir boş olan eski White Mill’in yerine ise bu kez mülk sahibi Seda Sayan’ın oğlu Oğulcan Engin bir mekân açtı: Emily’s Garden. Geçen ay kapılarını açan mekân aslında hala White Mill’in hayaletinin izlerini taşıyor. Bahçede çok büyük değişiklik yok mesela. Ufak dokunuşlar var. İçerde ise barın yeri değişmiş, mekân genişlemiş, daha iyi olmuş. “İkinci dereceden tarihi eser binanın yanında olduğumuzdan çok fazla değişiklik yapamıyoruz” diyor mekânın mimarı Efe Kesgün. “Bu hali de güzel” diyorum; bahçenin nefis ağaçlarına ve o ağaçların altından çıkan Emily’nin yavru kedilerine bakarken… Evet, Emily mekâna ismini veren kedinin ismi. Bu arada mekânın fiyatları piyasadaki muadillerine göre hayli makul, hatta ucuz. Kokteyller 44 ile 54 lira arası. Ki çoğu mekânda artık 65-90 lira arası. Ana yemekler ise 50 ile 70 lira bandında… Elbette mekana sadece Cihangirliler değil, başka semtlerden ‘turistler’ de gelecektir. Sırf bu yüzden Emily’s Garden’ın hayli şenlikli olacağına şüphe yok.

Max Voytenko
Hannah Fink

SONBAHAR GECELERİ İÇİN İKİ AYDINLATMA

Aydınlatma olayıyla kafayı bozmuşlardansanız, her aydınlatma tasarımına önce balıklama dalıp sonra da kuşkuyla yaklaşmanız doğal. Ama arada şöyle bir şey de oluyor: Görür görmez kendini sevdiren aydınlatmalar. Mesela Gantri tasarımcılarından Hannah Fink’in yatak odası başucu aydınlatması tam da böyle. Çok sempatik ve cool. Aynı şekilde Max Voytenko’nun masa üstü aydınlatması da öyle…

BU KAPSÜL KOLTUKLARI SEVDIM, ÇÜNKÜ…

Ukraynalı tasarımcı Kateryna Sokolova’nın kapsül koltukları bu ay radarıma girenlerden. Neden mi? Çünkü bu kapsül koltuklar dış dünyadan soyutlanmaya ve “power nap” yapmaya imkân tanıyor. Özellikle gün içinde bir ya da iki kez kısa süreli uykunun işe yaradığını düşünenlerdenseniz (ki ben öyleyim mesela), Kateryna’nın tasarımları çok uygun değil mi gün içi uyuklamalarına?

sokolova-design.com

Jonathan Adler

OLMADI JONATHAN!

Jonathan Adler’in dekorasyon tarzına çok bayılmam ama seçimlerini takip ederim. Ne yapmış, ne yapmakta; bilmek isterim. Sonuçta über ilham verici bir adam. Peki Adler’in New York’ta tasarımını en çok beğendiği mekân hangisiymiş?

Geçtiğimiz günlerde bir röportajında söylemiş, açıklıyorum: West Village’deki Rosemary’s. Okuyunca “Şaka mı?” oldum tabii. Adler öyle sıradan ve bildik tasarımı olan bir yeri nasıl beğenebilmiş hala kavramış değilim…

KOLTUĞUNUZU NASIL ALIRDINIZ?

Danimarkalı marka Bau Design’ın Pebble adını verdiği koltuklarına her seferinde takılıp kalıyorum. Çünkü bildiğimiz koltuk anlayışını alabora ediyorlar. Ezberimizi bozuyorlar, simetri anlayışımızı da… Pebble koltuklarında en sevdiğim şey var olan koltuk algısını bozması kadar, koltuğa eklemlenmiş mini sehpa düzeneği. Bu tasarımda kafamı karıştıran şey ise belli: Peki o havada kalan arka kısma nasıl bir işlev uydurmalı? Ya da uydurmak zorunda mıyız? O da tartışılır tabii…

baudesign.dk

AYIN BOTANİĞİ: NADİR BİTKİLER FİDANLIĞI 

Bir kere ismi güzel. Nadir Bitkiler ismi insanı çekiyor. Fatih Koçak’ın 2018’de açtığı bu fidanlık özenli tasarımıyla da dikkat çekiyor. Fidanlıkta Amerika, İngiltere, Hollanda gibi bitki dünyasının önemli merkezlerinden getirilen tohumlar ve canlı bitkiler var. Bitkiler, Fatih Koçak’ın on yılı aşkın süredir kendi geliştirdiği, projelendirdiği ve bakımlarını yaptığı çok sayıdaki bahçede yer almış binlerce bitki türüne ait deneyimlerin neticesinde Türkiye koşullarına uygun seçiliyor. Mutlaka uğrayın derim.

nadirbitkilerfidanligi.com

bugral@groupmedya.com