TOP

STİL SAHİBİ KURGULAR

Kiklad mimarisinde inşa edilen Mikonos evi, modern dekorasyonu ve keyifli bahçesiyle türünün en güzel örneklerinden biri.

Evin dış alanlarındaki konfor köşeleri stil sahibi kurgularıyla ilham veriyor.

Sabit çardak havuza yakın konumda yer alıyor. Beyaz sıva boya tercih edilerek ada mimarisiyle uyumlu bir köşe tasarlanmış. Minderler ve yastıklar özel dikim. Özellikle ikat kumaşlı yastıklar bu köşeyi hareketlendiriyor.

Yunan adaları deyince akla gelen ilk ada genelde Mikonos oluyor. Eğlence hayatıyla dünyaya ün salmış bu jet-set ada, Ege’nin tam ortasında Kiklad Adalar grubunda yer alıyor. Kiklad mimarisinin en güzel örneklerinin bulunduğu ada, renkli dar sokakları ve beyaz küp şeklindeki evleriyle tipik bir Ege adası. Fotoğraf sanatçısı Lizy Manola ve ailesinin yazlık evi, Atina ve New York arasında geçen yoğun iş hayatından kaçmak için ideal bir yaşam alanı. Eskiden sadece yazları üç ay burada kalan aile, artık Ağustos ayı dışında 11 ay boyunca sıklıkla adaya gelip gidiyor. Ev sahibesiyle sıcak sohbet hemen başlıyor: “Evimiz Mikonos merkeze çok yakın ve adanın kozmopolit tarafında, eski limanı seyrediyor. Sonsuz deniz,yel değirmenleri ve eşsiz gün batımı manzaralarımız var. Ev 1960’dan önce üç Mikonoslu kardeş tarafından yaptırılmış. Ama tam tarihi bilmiyoruz. Biz 28 sene önce evi satın aldık.O zamanlar bu ada çok farklıydı. Daha az el değmiş; suyu, iklimi ve ışığı çok daha güzeldi. Üstelik çok genç, mutlu ve kaygısızdık. Tüm günü plajda geçiriyorduk. Hayatımın en güzel yıllarıydı diyebilirim çünkü evi satın aldığımız sene oğluma da hamileydim. Şimdi hepsi birer nostalji.”

Atina’dan getirilen ceviz orta sehpa özel üretim. Kanepeler ve gri deri berjerler Amsterdam’dan siparişle getirtilmiş. Ahşap konsol, dolap ve paravan aileden kalma.
Adadaki nadir yeşillik bu bahçede toplanmış adeta. Ağaçlar ve bitkiler oldukça bakımlı.

Ev sıfırdan yapılmamış olsa da büyük bir renovasyondan geçmiş. Adada yaşayan ünlü Yunan mimar Dimitris Rizos, evi baştan aşağı yenilemiş. Evin mimarisi hiç değişmemiş, sadece içi yenilenmiş. Tipik Mikonos mimarisindeki müstakil evin kübist formu, düz çatısı, yumuşak ve yuvarlak hatları, beyaz ve gri renkleri var. Tüm bunlar Kiklad adalar mimarisinin de özellikleri aslında. Dolayısıyla adanın geleneksel evleriyle de uyumlu bir evdeyiz. Eskiden evin pencere ve kapıları maviydi. Şimdi ise açık gri. 800 metrekarelik bir arsa içinde konumlanan ev, yaklaşık 250 metrekarelik bir iç alana sahip. Giriş katta salon, yemek bölümü, mutfak, kiler ve Little Venice sahilini seyreden ana yatak odası bulunuyor. Üst katta her biri özel banyolu beş yatak odası var. On kişi rahatlıkla ağırlanabiliyor.

Eski bir manastırdan çıkma yemek masasına bambu sandalyeler eşlik ediyor. Masa üstü dekoratif objeler ve çanak Fas’tan alınmış. Fotoğraflar ev sahibesi Lizy Manola imzasını taşıyor.
Hasır puflarla konforlu alanlar yaratılmış. Duvardaki fotoğraf ev sahibi Lizy Manola’nın bir çalışması, begonviller ise bahçeden.

Ayrıca bahçede küçük bir havuz da mevcut. Salonun iki, mutfağın bir kemerli giriş var. Dekorasyonu, hiç destek almadan, ev sahibi gerçekleştirmiş. Her şeyin anılar ve eski aile mobilyalarıyla şekillendiği evin dekorasyonunda başlıca esin kaynağı Lizy Manola’nın seyahatleri olmuş. Beyaz, gri ve kahverengi tonlarına malzeme olarak ahşap, hasır, koton ve ketenler eşlik ediyor. Salondaki gri berjerlerde ise deri tercih edilmiş.

Ev zaten kendi özel bahçesinin tam ortasında konumlandığı için evde hiç perde kullanılmamış. Etrafta ev ahalisini görebilecek kimse yok. Kalınlıkları yaklaşık bir metre olan duvarlar, çamur ve taştan yapılmış. Tavanlar ahşap kaplama. Giriş katın zeminlerine kalın parke döşenirken yatak odalarına ve dış mekânlara taş döşeme uygulanmış. Sadece yatak odalarında birkaç hasır parça halı bulunuyor. Evin sade seçimlerle oluşturulan dekorasyonuna dâhil edilen ahşap ve hasır ürünler, eve sıcaklık katıyor ve modern stilinin içinde kurgulanan samimi alanlarla yaşanmışlık hissini pekiştiriyor. Bu evin bir başka özelliği de harika bir bahçeye sahip olması. “Mikonos bilindiği üzere kurak ve yeşili olmayan
bir ada. Ancak bulunduğumuz yerin arka tepesindeki su kaynağı sayesinde çok güzel bir bahçe yaratabildik. Sadece Yunan ağaçları ve Yunan çiçeklerine yer verdik” diyor ev sahibesi ve ekliyor: “Bizim gibi Mikonos’un eski halini bilenler için adanın yaz aylarındaki mevcut hayatı, oldukça popüler, aktif ve yoğun. Dolayısıyla kalabalık ve kargaşadan uzak kalabileceğimiz bir ev yarattık kendimize. Buradan hiç çıkmadan günlerce rahat edebilir ve dışardaki hayattan etkilenmemeyi başarabilirsiniz. Geleneksel Mikonos ada hayatını özlediğimiz de hiç şüphesiz doğrudur. Hafızamızda o eski günler hala mevcut. Eskiden kalan ve değişmeyen tek şey kuzeyden esen taze, mis gibi rüzgâr.”

Paola Navone tasarımı yatak sıra dışı duruşuyla dikkat çekiyor. Yatak başı ve yastıklarda desenli kumaş tercih edilmiş.
Üst kattaki misafir odasındaki sepet, gri örgü halı, desenli yastıklar odanın
dekorasyonunu tamamlıyor.

Lizy Manola portre fotoğrafı çekerken duyguların ön planda olmasına dikkat ediyor.

Ev sahibinin İtalyan tasarimcilara olan beğenisi tercih ettiği mobilyalardan belli oluyor.
Ev sahibinin imzasını taşıyan büyük bir fotoğrafla karşılandığımız antredeki özel imalat bankın üzerine kitaplar ve tavlalar konmuş. Hasır çanta, Fas’tan alınmış.

Ahşap tavanlara uygulanan beyaz renk,mekana ferah bir hava katıyor.

Grinin dinginliği yatak odasında da hissediliyor. Siyah-beyaz fotoğraf, Lizy Manola’ya ait. Ham ahşap bank odaya sıcaklık katmış. Siyah-beyaz parça halılar Fas’tan.
Lavabo oyma taştan yapılmış. Tezgâh altında bambu el örmesi sepetler konmuş.Küçük pencereden Mikonos evleri görünüyor.

Hazırlayan : RANA KORGÜL

Fotoğraf : IOANNA ROUFOPOULOU

gizema@groupmedya.com