Logo

Sahil Kasabası Trancoso’da Bohem Etkiler


 

Jan Eleni Lemonedes tarafından tasarlanan ev, geleneksel, bohem ve modern yansımaların muhteşem birlikteliğini ortaya koyuyor. Tropik iklimin hâkim olduğu bölgelerde sıkça tercih edilen natürel malzemeler kullanılarak ferah ve konforlu alanların kurgulandığı yaşam alanı, doğayla uyumlu özgün mekânlar yaratma konusunda ilham veriyor.

 

Brezilya’nın huzurlu sahil kasabası Trancoso’da yazlık bir ev arayışına giren Jan Eleni Lemonedes ve eşi Ronnie Stam, mevcut bir evi güncelleyerek daha özgün bir yapı oluşturmak istemiş. Aslında ilk etapta yerel mimariyi modern bir üslupla yorumlamak üzere yola çıkan Jan Eleni Lemonedes, daha sonrasında ihtiyaç ve konforu göz önünde bulundurarak yapının planlamasını da yeniden ele almış ve geleneksel öğeleri içinde barındıran kendine has bir mekân ortaya çıkarmış. Mimari planlamanın değişimi, kendi kullanım alanları ile misafir kullanım alanlarını farklı iki binada çözme yaklaşımından kaynaklanıyor. Bu iki binadan biri yaşam alanı, diğeri ise daha küçük tek katlı konuk evi ve stüdyo daire olarak kullanılmak üzere tasarlanmış. Her iki bina birbirinden ayrılarak bir avlu yaratılmış, bu alanda olabildiğince geniş bir havuz ve tropikal ağaçların altında dinlenme imkânı sunan rahat ve huzurlu bir mekân oluşturulmuş.

 

Proje alanına giriş mango ve eugenia ağaçları arasından bambu tenteli ahşap bir bahçe kapısı ile sağlanıyor. Giriş kapısından itibaren yaşam alanının doğal ve eklektik yapısını algılayabilmek mümkün. Eskitilmiş beyaz boyalı ahşap kapı üzerinde kullanılan antik kapı kolu ile modern ve etnik tarzın uyumlu birlikteliği göze çarpıyor. Binanın dış hatları incelendiğinde, ahşabın tercih edildiğini görüyoruz. Taşıyıcılarda olduğu kadar, birinci kat balkon korkuluklarında, doğramalarda ve panjurlarda da ahşabın doğal, hafif ve sıcak etkisi rahatlıkla hissedilebiliyor. Ahşap malzemeyi öne çıkararak doğallık etkisini güçlendirmek amacıyla cephe duvarlarında açık renk tonları tercih edilmiş. Bölgenin geleneksel konut karakterini oluşturan beyaz badanalı çimento duvarlar, eskimiş ahşap taşıyıcılar ve geniş camlarını çağdaş bir şekilde yorumlayan tasarımcı, mekânda plaj ve açık havada olma etkisini olabildiğince güçlü kılmayı hedeflemiş. İç mekânın hemen her noktasında modern, rustik ve bohem kombinasyonunu gözlemleyebilmek mümkün.

 

Avlunun zemininde doğallık etkisini ön plana çıkarmak amacıyla ahşap döşeme kullanılırken, iç mekân zemininde sürekliliği sağlamak amacıyla beton malzeme kullanılmış. Brezilya plajlarından ilham alınarak tasarlanan avludan iç mekâna geçişte bir bölüm gerçek deniz kumuna ayrılmış. Proje genelinde olduğu gibi iç mekânda da ahşap ve bambu malzeme kullanımı göze çarpıyor. Ancak tasarımcı, ahşap malzemeyi bu denli yoğun bir şekilde kullanmasına rağmen, beraberinde tercih ettiği modern ve etnik malzemeler ile mekânı hareketli hale getirmeyi başarmış. Oturma odasında ahşap taşıyıcılı açık tonlarda kumaşlardan oturma grubu, renkli etnik desenli yastıklarla bir araya getirilmiş. Beyazın sade ve dinlendirici etkisini bozmamak adına, duvarların genellikle sade bir şekilde bırakıldığını gözlemleyebilirsiniz. Zeminde kullanılan beton kaplama, deri post halı ile dengelenmiş. Modern hatlarda tasarlanan bir şömine ile havanın serin olduğu zamanlarda ısınma ihtiyacı karşılanırken, mekâna sade bir şekilde hareket katılmış.

 

Zemin, mutfak tezgâhı ve duvarlarda kullanılan beton malzemenin banyo tezgâhında da kullanıldığını görüyoruz. Armatürlerde tercih edilen kızıl bronz malzeme, ahşap kapılar ve hasır dekoratif objelerle muhteşem bir denge sağlamış. Tüm modern formlara zıt, rustik ve geleneksel tarzda sarkıt aydınlatma ile mekânın eklektik yapısı güçlendirilmiş. Yatak odalarına göz atıldığında, duvarlarda kullanılan dekoratif objelerin sıklaştığı görülüyor. Bu objeler tasarımcının kendi el çizimleri ve sade hatlarda doğal malzemelerden oluşmakta. Zeminde kullanılan post ile modern bir etki yaratılırken, hasır puflar ve sedirde kullanılan renkli&etnik desenlerde kumaşlarla bohem bir yaklaşımla konfor yakalanmış. Yatağın başlığında cibinlik ile iklim etkilerinden ve haşerelerden korunma sağlanırken, aynı zamanda estetik ve zarif bir görüntü oluşturulmuş.

Dinlenme alanlarında beyaz tonlarda hafif kumaşlar tercih edilerek, huzurlu ve dingin etki yaratıldığı gözlemleniyor. Sadelik ve konforun hâkim olduğu mekânda kullanılan etnik ve modern hatlarda mobilyalar dekoratif objelerle hareketlendirilmiş. Endonezya’ya özgü kilimler ve etnik desenli kumaşlardan oluşturulmuş minder ve örtüler yaşanmışlık hissi yaratıyor. Bu şekilde form ve üslup açısından farklı birçok öğenin doğal ve sade bir dille uyumlu hale getirildiği bir yaşam alanı ortaya çıkıyor. Jan Eleni ve ailesinin yüzmeye ve dinlenmeye olan düşkünlükleri sebebiyle avlu düzenlemesinde öncelikli olarak konfor hedeflenmiş. Havuzun iç yüzeyinde turkuaz tonlarda mozaik kaplama göze çarpıyor. Dış mekânda açık tonlarda kumaşlar kullanılarak tasarlanan sedir ve puflarla rahat bir dinlenme ortamı yaratılmış. Avlunun genelinde dekoratif objeler yerine genellikle farklı malzeme ve tonlarda kumaşlar, pişmiş toprak ve hasır saksılara yerleştirilen büyük bitkiler kullanılarak mekân canlı, bohem ve konforlu bir hale getirilmiş.

 

Casa Lola’nın hemen her alanında karşımıza çıkan bitkiler, bölgenin doğal iklimine uyum sağlıyorlar. Siz de bölgenin sahip olduğu doğal bitki kaynaklarını mekânınıza katarak bu bohem ve şık etkiyi kolaylıkla sağlayabilirsiniz. Bitkiler estetik özelliklerinin yanı sıra işlevsel olarak da mekâna katılabilmektedir. Bölgede hâkim bitki çeşitlerinden büyük yapraklı ve kolay yetişebilenlerini tercih etmeniz halinde Casa Lola’nın avlusunda yakalanan gölgelenme ve serinlik etkisini sağlayabilirsiniz. Kumaş seçiminde yaz aylarında sıklıkla kullanılan, keten ve pamuklu hafif malzemelere ağırlık vermeniz daha ferah ve konforlu bir etki yaratmanızı sağlayacaktır. Casa Lola’da ağırlıklı olarak keten kumaş tercih edilse de işlemeli yastıklarda farklı kumaş cinslerinden patchwork uygulamalarına da yer verilmiş. Bunun en önemli nedenlerinden biri olarak renkte ve malzemede tekdüzeliği ortadan kaldırarak hareketi ve uyumu yakalamaktır.

 

Hazırlayan:  Cansu Çolpan

Fotoğraf:  Denis Sytmen

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

admin