Hayatın İçinden

Maison’dan Haberler

Hisense, Türkiye’de Yeni Bir Dönemin Kapılarını Aralıyor

Teknoloji ve yaşam alanları arasındaki ilişkiyi yeniden yorumlayan Hisense, “İçindeki Işığı Hisset” temasıyla Rixos Tersane – Taşkızak’ta gerçekleştirdiği lansmanla Türkiye pazarına adım attı. Tasarım, inovasyon ve kullanıcı deneyimini odağına alan etkinlikte marka, yeni nesil televizyon ve iklimlendirme çözümlerini tanıtırken geleceğin yaşam alanlarına dair vizyonunu da paylaştı.

Lansmanın öne çıkan ürünleri arasında, RGB MiniLED teknolojisini 116 inçlik dev ekranla buluşturan 116UXQ modeli yer aldı. RGB MiniLED ailesinin UR8 ve UR9 modellerinin yanı sıra ULED MiniLED ve Hi-QLED serileri de davetlilerin deneyimine sunuldu. Farklı ekran boyutları ve gelişmiş görüntü teknolojileriyle dikkat çeken televizyonlar, evde sinematik bir deneyim arayanlara hitap eden bir ürün dünyasının kapılarını araladı.

Televizyonların yanı sıra Hisense’in Hi-Smart, Max Comfort ve Energy Pro X klima serileri ile Air Master modeli de etkinlikte tanıtıldı. “Hisense ile Geleceğin Evi” konsepti ise henüz Türkiye’de satışa sunulmayan beyaz eşya ve küçük ev aletlerini de içeren daha geniş bir teknoloji ekosistemini bir araya getirdi. Bu deneyim alanı, markanın teknolojiyi yalnızca işlevsel bir araç olarak değil, günlük yaşamın konforunu ve niteliğini dönüştüren bir unsur olarak ele alışını yansıttı.

Hisense, Türkiye pazarındaki yolculuğunu uzun vadeli bir vizyonla şekillendirmeyi hedefliyor. İlk etapta televizyon ve klima kategorileriyle tüketicilerle buluşan marka, 2027 itibarıyla ürün gamını yeni kategorilerle genişletmeyi planlıyor. İleri teknolojiyi, güçlü tasarımı ve nitelikli deneyimi daha geniş bir kitleyle buluşturmayı amaçlayan “Ulaşılabilir Lüks” yaklaşımı da bu vizyonun temelini oluşturuyor.

Teknoloji ve eğlencenin bir araya geldiği lansman, eski milli futbolcular Volkan Demirel ve Caner Erkin’in Hisense RGB MiniLED ekranlarında gerçekleştirdiği oyun karşılaşmasıyla devam etti. Gecenin finalinde ise Ezgi Alaş’ın sahne performansı yer aldı. Hisense’in Türkiye’deki yeni başlangıcını kutlayan etkinlik, markanın teknoloji, tasarım ve yaşam deneyimini aynı çatı altında buluşturan yaklaşımını ortaya koydu.



Brandsmiths İle Sonbaharda Evin Ritmi Yeniden Şekilleniyor

BrandSmiths, The Art of Coming Home koleksiyonuyla sonbaharda evde geçirilen zamanı, sofralardan aydınlatmaya ve duyusal detaylara uzanan kişisel ritüellerle yeniden yorumluyor.

Akdeniz yaşamından, seyahatlerden ve farklı coğrafyalardan ilham alan koleksiyon, sonbaharla birlikte evde geçirilen zamanı daha özel, sıcak ve karakterli hale getirmeye odaklanıyor. Günlük sofraları kişiselleştiren masa örtüleri, runner’lar, suplalar, kokteyl peçeteleri, seramik kupalar ve kristal sofra aksesuarları; canlı mavi, kırmızı ve yeşil tonları ekru, krem ve bejlerle buluşturuyor. Grafik çizgiler, geometrik ve floral desenler, keten ve pamuk ağırlıklı kumaşlarla bir araya gelirken kristal buz kovaları, kadehler ve dekoratif objeler sofralara güçlü bir karakter kazandırıyor. Farklı desenlerin, renklerin ve dokuların bir arada kullanılması, kusursuz bir uyumdan çok kişisel bir bütünlük anlayışını öne çıkarıyor.

Koleksiyonun ev anlayışı sofralarla sınırlı kalmıyor; difüzörler, ev kokuları ve dekoratif detaylar da yaşam alanlarının duyusal atmosferini tamamlıyor. Yazın hareketli günlerinin ardından eve dönmek, sevilen bir kokuyu mekâna taşımak ve günün temposunu yavaşlatmak, The Art of Coming Home’un ilham aldığı küçük ritüeller arasında yer alıyor. Salon, yatak odası, antre ve çalışma alanlarında kullanılabilen bu parçalar, eve kişisel bir ifade alanı kazandırırken eve dönüş hissini günlük hayatın doğal bir parçasına dönüştürüyor.

Sonbaharla birlikte değişen ışık da koleksiyonun atmosferinde önemli bir yer tutuyor. Lambaderler ve farklı aydınlatma ürünleri, güçlü formlarıyla yaşam alanlarına karakter katarken ahşap, metal, cam ve farklı tekstillerle bir araya gelerek sıcak ve davetkâr bir ortam yaratıyor. Azure Verde Marea ve Azura Verde gibi metal aplikli, şemsiyeli lambaderler dekoratif objelerle birlikte farklı köşelerde konumlandırılabilirken, Işıklı Gold Elma Formlu Dekoratif Obje aydınlatmayı dekoratif bir detaya dönüştürüyor. Toile Burgundy gibi parçalar ise koleksiyonun renkli ve eklektik karakterini tamamlıyor.

The Art of Coming Home, evin yalnızca dekore edilen bir alan değil, kişisel alışkanlıkların, duyuların ve günlük ritüellerin bir araya geldiği yaşayan bir mekân olduğunu hatırlatıyor. Sofralardan kokulara, aydınlatmalardan dekoratif objelere uzanan seçki; farklı hikâyeleri ve karakterleri bir araya getirerek sonbaharda evde geçirilen zamana yeni bir anlam katıyor. Çünkü bazen evin atmosferini değiştirmek için büyük dönüşümlerden çok, ışığı yeniden yorumlamak, sevilen bir kokuyu keşfetmek ya da günlük sofraya kişisel bir dokunuş eklemek yeterli oluyor.

The Art of Coming Home ile yaşam alanlarınıza sıcak, karakterli ve eklektik bir dokunuş katmak için BRANDSMITHSmağazasını ve www.brandsmithsshop.com’u keşfetmenin tam zamanı.