TOP

YEŞİL KÖŞELER

Tasarladığı ürünler ve bitkilerin yanı sıra verdiği workshop’larla da her şeyin hızla tüketildiği şehir yaşamında biraz da olsa yavaşlamamızı sağlayan Peyzaj Mimarı Begüm Zaimoğlu’nun evindeyiz.

Begüm Zaimoğlu

Botanik evler Y jenarasyonuyla birlikte artık literatürümüzde. Evleri “yuva” yapmak, şehrin kaosuyla aramıza bir set çekmek, doğayla evlerimizin konforunda bağ kurabilmek için bitkilere olan düşkünlüğümüz ve ihtiyacımız hiç olmadığı kadar yoğun. Konu bitkiler ve bitki aksesuarları olunca Türkiye’deki en keyifli markalardan biri Begüm Zaimoğlu’nun kurduğu Root. Doğanın üstündeki ölü toprağını yavaş yavaş attığı bahar aylarında evimizde yeşil köşeler yaratmanın sırlarını öğrenmek üzere bir sohbet gerçekleştirdik Zaimoğlu ile. Reçel ve Nefes ile yaşadığı evini anlatmak için “yeşil, sade ve huzurlu” kelimelerini seçiyor ev sahibi. Daha taşınalı kısa bir zaman olmasına rağmen dairenin enerjisi çok ona ait. Kadıköy’deki bu ev, yaşayan mobilyaları, anısı olan objeleri, mutlu oldukları her halinden belli olan bitkileri ve her daim sevilmeye hazır bekleyen Reçel ile rahat ve huzurlu hissettiriyor. Root’un macerası Begüm’ün eviyle kurduğu ilişkisiyle çok benzer başlayan ve gelişen bir hikâye olmuş aslında.“ Çok uzun yıllar yurt dışı ve yurt içinde büyük ölçekli projelerde çalıştım, her kesimden insana hitap eden parklar, toplu konut projeleri, villa bahçeleri tasarladım, uyguladım. Ama günün sonunda ben de dört duvar arasında bir apartman dairesinde yaşıyordum. Toprağa dokunmadan günler birbirini kovalıyordu, ev sadece uyumaya gittiğim, içerisinde kendi rutinlerimin olmadığı bir yer haline gelmişti. Evimde daha çok vakit geçirebilmek adına önce kendime köşeler yaratmaya başladım. Danimarkalılar buna ‘Hyygekrog’ diyorlar. Kendi ilgi alanlarıma göre kendimi daha rahat hissedebileceğim, konforlu ve güvenli köşeleryaratırken, ilk olarak bitkileri koyduğumu fark ettim. Bence bu bir tesadüf değil, insanlar bitkilerin olduğu ortamlarda istisnasız daha konforlu ve rahat hissediyorlar” diye anlatıyor bu süreci. Bitkilerin hem evimizle, hem de kendimizle bireysel olarak kurduğumuz ilişkiye çokça etki ettiği bir gerçek. Zaimoğlu’na göre bitkiler evi bir mobilya dükkânı olmaktan çıkarıp, yaşayan, devinim gösteren, daha çok sahiplendiğimiz bir yer haline getiriyor. “Dahası yavaşlamamızı sağlıyor; onlara ayırdığımız 10 dakika bile, farkındalığımızın arttığı, mevsim geçişlerini takip edebildiğimiz bir yaşam alanını bize sunuyor. Bence çocuk gelişimi için de çok önemli bir konu, şehir yaşamında birçok çocuk domatesin süpermarkette üretildiğini sanıyor. Doğayı bir parça da olsa eve taşımak, dışardaki çevre ile daha uyumlu yaşamamızı sağlayabilir.” Bitkilerle arası bu kadar iyi birini bulduğumda kendi yeşil alanlarını oluşturmak isteyen birçok insan gibi bu işin ‘sırrını’ soruyorum. Ama kimisi nazlı, kimisi bonkör, kimisi yarı gölge, kimisi bol güneş seven şahsına münhasır yüzlerce bitki için ortak bir formül bulmak imkânsız. Begüm Zaimoğlu bu noktada benim gibi bitkileri çok seven, ama onları hayatta tutmakta zaman zaman zorlananlar için aslında hayatımızın her alanına uygulayabileceğimiz bir sırrını bizimle paylaşıyor. “Onlara her gün 10-15 dakikanızı ayırın, size söyleyecekler.” Her şeyin bir kısa yolunu bulmaya çalışırken ezbere hareket etmeyi bir kenara bırakıp, detaylara dikkat etmek için bitkilerle iletişimimiz önemli bir hatırlatıcı oluyor aslında.

DİLİ SADELİK OLAN, BİTKİLERLE İNSANLAR ARASINDA KÖPRÜ GÖREVI GÖRMEYİ AMAÇLAYAN BOTANİK MARKASI ROOT’UN RUHUNU YANSITAN BİR EV BURASI.

“İNSANLAR BITKILERIN OLDUĞU ORTAMLARDA ISTISNASI OLMAKSIZIN KENDILERINI DAHA KONFORLU VE RAHAT HISSEDIYORLAR.”
Bir süredir Root ürünlerinin satışını sadece kendi bünyesinde yapan Zaimoğlu, evinin farklı köşelerinde yarattığı küçük alanlarda geneli pirinçten üretilen botanik aksesuarlarını sergiliyor. Oturma odasına adım atar atmaz başköşede, yeşillerin arasına konumlanmış salıncak Stay Up Late İstanbul tasarımı.

Hazırlayan : HAZAL BALASAR
Fotoğraf: FEVZİ ONDU

gizema@groupmedya.com