TOP

Kerem Arsan İle Resimleri Üzerine

On beş yıl süren iş hayatının ardından resim sanatıyla arasındaki kuvvetli bağı keşfedip ressamlık hayatına adım atan Kerem Arsan, resimleriyle bambaşka bir dünya yaratıyor.

Resim yapmaya çok küçük yaşta başlayan Kerem Arsan, dünya, evren, müzik ve sık sık gördüğü rüyalarından ilham alan resimler yapıyor. Arsan, eserlerinde kendisine bir dünya kurguluyor ve bir okurun kitap içindeki hikâyeye kapılıp gitmesi gibi resimlerini izleyenlerin de o hikâyeye katılmalarını ve hissetmelerini ümit ediyor.

Neden sanatçı olmayı seçtiniz?

On beş yıl süren iş hayatı ardından bu kararı almak tabii ki çok kolay olmadı, temelde fark ettiğim “tekrarlayan” döngüye öncelikle bir başkaldırış oldu. Zaten 1979 – 2014 yılları arasında sürekli karakalem eskizler çizmekteydim ve 2014 yılı Eylül ayında, bu eskizleri renklendirsem nasıl bir sonuç elde ederim düşüncesine kapıldım. Ayrıca bir hafta ara verdiğimde tuvalimi, boyalarımı ve fırçamı çok özlediğimi, duygusal anlamda beyaz bir tuvaldeki ilk fırça dokunuşunun bir bebeğe dokunur gibi dikkat ve özen gerektirdiğini fark edince, resim sanatıyla aramda tahmin ettiğimden çok daha kuvvetli bir bağ olduğunu anladım. Böylece profesyonel resim yapma hikâyem 20 Eylül 2014 yılında başlamış oldu.

Resimlerinizde ne gibi teknikler kullanıyorsunuz? Sizin için önemli olan resminizin konusu mu yoksa kullanılan teknikler mi?

Resim yaparken kullandığım teknik zaman içinde gelişti ve bir noktaya doğru ilerledi. “Mükemmeliyetçi” diye adlandırdığım, boyaması aslında ağır ve zor olan yağlı boyayı, imkân olduğu kadar fırça izi bırakmadan tuval dokusuna yedirerek boyamak. Aslında empresyonistlerin tam tersi bir yaklaşım; belki empresyonizm öncesi realistik eserlerde kullanılan tekniğe benzer bir yaklaşım gelişti zaman içinde. Resmi oluşturan ögelerde ise teknik ve kompozisyonu eşit ağırlıklı görüyorum çünkü bir ressamın tanınması temelde onun tekniğinin incelenmesi ile belirlenir. Ancak bazı ressamlar da vardır ki, konu da teknik ile ayni ölçüde ressamın imzası gibidir ki umarım ben de bir gün bu ressamlardan biri olarak değerlendirilirim.

Eserlerinizle anlatmak istediğiniz şey nedir?

Eserlerimde sıkışıp kalmış olduğumuz 21. yüzyıl yaşamında, boşluğa, yaşam alanına olan özlem yer alıyor. Kullandığım mimari ögeler aslında gelişmiş uygarlıkları simgeliyor. Genelde taş, toprak ve ağaç gibi doğada bulunan elementlerden inşa edilmiş yapılar yer alıyor; bu da bilinçaltımda yatan plastik / işlenmiş metal gibi hayatımıza kolaylıklar katan ama aslında doğal olmayan materyallere karşı bir isyandan kaynaklanıyor. Ben bir dünya yaratıyorum kendime ve bir okurun kitap içindeki hikâyeye kapılıp gitmesi gibi resimlerimi izleyenlerin de o hikâyeye katılmalarını ve hissetmelerini ümit ediyorum. Resimlerimde 3 boyutlu perspektif ile ufacık bir tuvalin bile birçok gizem içeren bir hikâyeye dönüşmesini amaçlıyorum.

Hazırlayan: Mergim Özdamar

seda@mayadijital.com