Ana SayfaDekorasyonEv DekorasyonPodil Ruhuyla Döşenmiş Bir Pied-à-Terre

Podil Ruhuyla Döşenmiş Bir Pied-à-Terre

Yana Molodykh, Kyiv’in banliyösünde yaşayan bir aile için özel bir tasarım sunuyor.

Kyiv’in pitoresk semtlerinden biri olan Podil, tarih kokan atmosferi ve eklektik karakteriyle dikkat çekiyor. Bu semtte yaşayan bir aile için tasarlanan pied-à-terre daire, şehir merkezine hafta sonları sosyal ve kültürel yaşamın içine rahat bir kaçış sunarak, ailenin kendini evinde hissetmesini sağlıyor.

Tasarımcı, dairenin teknik eksikliklerini avantaja dönüştürmek üzere görevlendirilmiş ve metal sütunlar ile duvarlar arasındaki alanı en iyi şekilde değerlendirmek için kolları sıvamış. Dairenin iç mekânı, Podil’in tarihi dokusuna uygun bir atmosfere sahip.

Müşteriler, deniz kenarındaki Kherson kasabasını andıran bu bölgeyi şehir ikametgahı olarak seçmişler. Dnipro kıyısına erişim sağlayan Podil, hafif ve eklektik bir karaktere sahip. Bu semt, tarih boyunca zanaatkâr ve tüccarların merkezi olmuş, bugün ise çeşitli kültürel geleneklerin bir araya geldiği kozmopolit bir lezzete sahip. Podil’in eklektik mimarisi, modern binaları 20. yüzyılın başlarına ait restore edilmiş binalarla yan yana getiriyor. Podil’in incileri arasında modernizmin anıtları olan Zhytniy Market ve Zhovten Sineması bulunuyor.

Yeni bir binanın sekizinci çatı katında yer alan daire, Podil’in muhteşem manzarasını sunuyor. Tasarımcı Yana Molodykh, iç mekânla Podil’in kültürel bağlamını birleştirmeyi amaçlamış. Klasik ve modernist mimari öğelerini temel alarak, konstrüktivizmin renklerini ve çatı odalarının dekorasyonunda kullanılan doğal ahşabın sıcak tonlarını iç mekana entegre etmiş.

Çatı altındaki mekânın tasarımı şık özellikleriyle dikkat çekiyor. Kirişler ve metal sütunlar açık bırakılmış, sadece oturma odasındaki rafların arkasında ve yatak odasındaki dolapların arkasında kısmen gizlenmiş. Bu tasarım, dairenin eksikliklerini avantaj haline getirerek işlevsel bir alan yaratmayı amaçlıyor. Mutfak ve oturma odasında hafif ve işlevsel mobilyalar tercih edilmiş, Akari floor lambası gibi “hafif” vurgularla atmosfer aydınlatılmış.

Yatak odası, 6.4 metrekarelik bir alana sahip ve konforlu bir konaklama sağlamak için özenle tasarlanmış. Tavanın üzerindeki kiriş, alçıpan bir kutuya dikilerek görsel olarak hafifletilmiş ve ağır bir metal yapı hissini önlenmiş.

Giriş alanı, sokak ile ev arasında bir tampon alan olarak hizmet verirken, ayrı bir giyinme odası, giysilerin kirişler ve sütunların yapıları arasına yerleştirildiği bir düzenleme sunuyor. Banyoda kullanılan karolar, konstrüktivizmin estetiğine bir saygı duruşu niteliğinde.

İç mekânın renk paleti, modernist vurgularıyla birleşen açık ahşap tonları, kırmızı, siyah, mavi, terracotta ve beyazın zengin bir kombinasyonunu içeriyor. Duvarlar, sıcak kil rengindeki Argile boya ile boyanmış, bu da tasarımcının çocukluğunu çağrıştıran sıcak bir beyazlık sunuyor.

Fotoğraf: Yevhenii Avramenko

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

SON YAZILAR

BENZER YAZILAR