Ev Turu

Tasarımda Denge

Kemerburgaz’da aile yaşamının ritmini merkeze alan konut projesi, fonksiyon ile estetiği dengeli bir kurgu içinde buluşturarak sıcak, çağdaş ve zamana direnen bir yaşam alanı sunuyor. SOS Interior’ın kurucusu Serra Özbay imzası taşıyan bu proje, kullanıcı alışkanlıklarını ve mekânın potansiyelini bir araya getirerek konforu ve kişiselleştirilmiş tasarımı ön plana çıkarıyor.

Hazırlayan IŞIL KARAHANOĞLU
Fotoğraflar KADİR AŞNAZ
Portre AYDIN KORKMAZ

Serra Özbay, 2016 yılında kurduğu SOS Interior markasıyla, mekân tasarımını yalnızca estetik bir kurgu olarak ele almak yerine, yaşam alanları ve insan psikolojisi arasındaki çok katmanlı ilişkiyi konut projeleri üzerinden yorumlamayı tercih ediyor. Yakın zamanda tasarımını gerçekleştirdiği bu dört katlı villanın sahipleri ile tanışması ise eskilere, farklı projelere dayanıyor. Bu sefer aile, Özbay’dan Kemerburgaz’daki yeni yaşam alanlarını tasarlamasını istemiş. Böylece SOS Interior, iki kızları ve köpekleri ile yaşayan bu aile için, ihtiyaçlarını kapsayan sıcak, samimi ve fonksiyonel bir proje kurgulamış.

Giriş katından başladığımız turda, geniş bir hol karşılıyor bizleri. Holde, Galeri Bosfor’dan Ahmet Çerkez imzalı eser ve Artemide aydınlatma öne çıkıyor. Zeminde, Marble Systems’ten seçilen siyah-beyaz mermer karolar, kontrast etkisiyle mekâna zamansız ve güçlü bir karakter kazandırırken, solda yer alan ALPI Wood kök kaplama ile tasarlanan geniş vestiyer alanı hem fonksiyonel hem de sofistike bir atmosfer yaratmış. Merdiven ile hol arasında yerleştirilen BD Barcelona Design Gaulino Chair ise giriş alanının heykelsi bir tamamlayıcısı.

“Birinci kat olan yaşam alanında plan yerleşimi birçok opsiyonun titizlikle değerlendirildiği bir süreç sonucunda kurgulandı,” diyen Özbay; TV ve şömine arasında Arketipo Firenze Back Pack kanepeyi konumlandırarak hem iki yönlü kullanım hem de farklı yaşam senaryoları için esnek bir düzen oluşturmuş. Şöminenin yanında yerini alan ikonik LC4 Chaise Lounge, ev sahiplerinin bir önceki evlerinden taşıdıkları özel parçalardan biri olarak, mekâna yalnızca tasarımsal değil, duygusal bir süreklilik de kazandırıyor. Cassina Maralunga vintage koltuk, &Tradition orta sehpa, ALPI Wood kaplamalı TV ünitesi ve Artemide aplikler bu katın öne çıkan detayları arasında.

Yemek alanında konumlanan Fiam cam masa, ışığı yansıtan şeffaf yüzeyiyle mekâna zarif bir açıklık katarken, çevresindeki Ligne Roset sandalyeler sade formları ve konforlu yapısıyla bu sofistike sahneyi tamamlıyor. Özbay, “Transparan masa seçimi ve halı kullanılmaması, alanın daralmadan, döşemenin kesintisiz algılanmasına olanak tanıyor,” diye ekliyor.

Bu katın en belirgin dokunuşlarından biri de, mutfak ile yaşam alanını ayıran bordo katlanır kapı. Orijinal plan tamamen revize edilerek mutfak yeniden düzenlenmiş. Özbay, 20 yıllık masif dolapları bakım ve rötuşlarla projeye adapte ederek, mevcut öğeleri koruma yaklaşımını ön planda tutmuş; zamana direnen bu parçaları yenilenen mekân kurgusuna ustalıkla entegre etmiş. Paslanmaz ada ünitesi, özel tasarım kulplar ve Kale T-One tezgâh ile mutfak güncel bir dille modernize edilmiş.

Kızların odaları ve misafir odası ikinci katta planlanırken, çatı katı bütünüyle ebeveyn odası olarak tahsis edilmiş. Bu alanda, eğimli tavan tasarıma yön veren bir avantaja dönüştürülmüş; tavan formunu takip eden giyinme dolapları hem bütüncül bir estetik dil hem de yüksek depolama kapasitesi elde edilmesini sağlamış. “Odanın genişliği, yatağın merkezde konumlandırılmasına imkân tanıyarak klasik yerleşim anlayışının dışına çıkan bir kurgu sağladı; bu tercih, mekâna hem görsel bir hafiflik hem de daha özgür bir kullanım senaryosu kazandırdı,” diyen Özbay, ayrıca yatak arkasındaki dolap kapaklarında da ayna kullanarak mekânın derinliğini artırmış. Son olarak ebeveyn yatak odası, şık bir çalışma masası ve şifonyerle tamamlanmış.

Projenin genel yaklaşımını; aile dinamikleri, mekânsal ihtiyaçlar ve estetik hassasiyetleri dengede tutan sıcak, çağdaş ve zamansız bir yaşam alanı yaratmak olarak tanımlayan Serra Özbay, tasarımın her aşamasında kullanıcıların yaşam ritmini destekleyen, konfor ve duygusal bağ kuran mekânlar üretmeyi hedeflediklerini dile getiriyor.