TOP

Zirvedeki Minimalist: İsviçre Riders Hotel

İsviçre, Graubünden Kantonu’nda yer alan Laax, serbest stil kayağının ve snowboard’un dünyadaki en önemli merkezlerinden biri. Yepyeni konseptiyle İskandinav tarzının izlerini taşıyan Riders Hotel ise bölgenin tasarımıyla öne çıkan en popüler kaçış noktası.

Zürich’e 140 kilometre uzaklıkta olan Laax’ın her seviyede kayakçı için uygun olan kayak alanı, Flims ve Falera kasabalarıyla ortak konumda yer alıyor. Flims Laax Falera Kayak merkezi 224 kilometre uzunluğundaki pistleri, dünyanın en büyük snowboard platformu olan dört kar parkı, 90 engeli, büyük profesyonel kick line’ı, snowboard pisti, Freestyle akademisi ve pek çok önemli spor etkinliklerine ev sahipliği yapması ile bir kış tatili için mükemmel bir destinasyon.

Laax’daki favori otelimiz geçirdiği iki senelik tadilat sürecinden sonra kapılarını geçen kış yeniden açan Riders Oteli. Gerçekleştirdiği çılgın partileri ile tanınan ve eski adı Riders Palace olan otel, yaşadığı büyük değişimin ardından yoluna yeni bir konsept ile devam ediyor. Müzik onlar için hala çok önemli olsa da burası artık bir parti otelinden çok bir yaşam tarzı oteli. İskandinav tarzı mimari detaylarıyla butik bir tasarım oteli havasına bürünen Riders artık çok daha modern. Baştan sona yenilenen 63 odalı otelin hedef kitlesi her ne kadar adrenalin tutkunları olsa da lokasyonu, atmosferi ve tasarımı herkesi cezbedebilir.

Otelin tasarımı endüstriyel bir havaya sahip olmasına rağmen son derece rahat, sıcak ve samimi. Odaların dekorasyonu muhteşem dış mekân manzarası ile de son derece uyumlu modern siyah çelik ve ham ahşap işlerinin kombinasyonundan oluşuyor. Kompakt olarak dizayn edilen odaların içerisinden yürüyerek girilen yağmur duşları, kontrplak yatakların yanlarında yer alan çıplak ışık toplarının birbirleriyle uyumu ve beton zeminleri oldukça havalı bir tarza sahip.

Otelin sadece ‘The Studio’ adlı odasında küvet bulunuyor ama diğer tüm odaların yerden tavana uzanan pencerelerden, donmuş göle bakan muhteşem bir manzarası var. İçeriye yeterli gün ışığının girmesine izin veren bu panorama pencerelerden karlı dağların, orman manzarasının alabildiğince keyfini çıkarmak mümkün oluyor. Riders, Karbon Nötr sertifikalı olması ile ön plana çıkan ve tercih edilen bir destinasyon.

Otelin stili ve atmosferi her ne kadar huzurlu ve sakin bir kaçış yeri havası veriyor olsa da burası dilediğiniz zaman direk sosyalleşebileceğiniz bir yer. Çünkü hem bir bar ve hem de gece kulübü hemen yanı başınızda sizi bekliyor. Giriş katındaki bar, cuma akşamları ücretsiz konserlere ev sahipliği yapıyor. Bodrum katındaki 700 kişi kapasiteli gece kulübü The Club ise uluslararası müzik gruplarının sahne aldığı popüler bir mekân. Hafta sonları burada konuklar için muhteşem partiler düzenleniyor ancak merak etmeyin müziğin sesi üst katlara ulaşmıyor. Dingin ve modern bir dekorasyona sahip otel lobisi ise günü rahat bir ortamda sonlandırabileceğiniz bölgenin popüler buluşma noktası. Klasik peynir çeşitleri, jambon, humus, patates, yerli reçeller, taze ekmekler, yoğurt, meyve ve müsliden, nefis muzlu ekmekten tarçınlı pancake’lere varan zengin açık büfe kahvaltısı olan otelin taze zencefili limonlu çayının tadına mutlaka bakmanızı öneririm.

Restoranda öğlene doğru işler biraz daha ilginç hale geliyor çünkü menüsü sadece vegan yemeklerden oluşuyor. İsviçreli genç şeflerin, dünyanın her yerinden aldıkları ilhamla, çarşambadan pazara sezonluk, yöresel ve organik olmasına özellikle dikkat ettikleri, sınırlı ama son derece farklı vejetaryen A La Kart seçeneklerden tatmanızı mutlaka öneririm. Çünkü yemeğin lüks hali onlara göre bu: “Fine Dining A La Riders Hotel.” Spor salonu da mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir başka tarz durak. Haftanın belirli günlerinde yoga odasında ücretsiz yoga dersleri veriliyor. Ayrıca her odaya ait kayak eşyalarını koyabileceğiniz kilitli dolaplar da mevcut ve aklınızda olsun bavulların muhafaza edildiği odada bir de duş var.

Hazırlayan: Emine Gürel

Fotoğraf: Michael Admina, Nick Antognini

seda@mayadijital.com