TOP

ZAMANSIZ STİLİN VERDİĞİ İLHAM

Meriç Gürani Say ve Merve Özdardeşler

Mer.12.8 imzasını taşıyan dubleks daire, mekâna özel parçaları ikonik tasarımlar ve sanat eserleriyle buluşturan zamansız stiliyle ilham veriyor.

Zincirlikuyu’daki bir rezidansın 27’inci katında bulunan dubleks loft daire; 220 metrekare kapalı alanı, 80 metrekare kapalı terası ile son derece ferah ve işlevsel. Mer.12.8 ekibi bu projede daha önce de birlikte çalıştıkları ev sahibi ve İspanyol eşi ile yeniden bir arada oldukları ve ortaya bu denli rafine bir stil çıkardıkları için çok mutlu. Çekim öncesinde sohbet ederken, bu projenin onlara ne kattığını ve sonuca baktıklarında en çok neyi beğendiklerini sorduğumuzda; “Projenin bize en büyük katkısı arkadaşlıklarından da çok keyif aldığımız ev sahipleri ile yeniden bir araya gelmekti. Ortaya çıkan mekân düzenlemesine baktığımızda ise en çok sadeliği beğeniyoruz” cevabını alıyoruz. Mimar Meriç Gürani Say ve İç Mimar Merve Özkardeşler tarafından kurulan mimarlık ofisi Mer.12.8 yeni oluşumlar içinde. İstanbul’da gerçekleştirdikleri projelerin yanı sıra Miami’de de faaliyet göstermeye başlamışlar, böylece yurt dışındaki bilinirliklerini arttırmayı hedefliyorlar,buna yönelik stratejiler geliştirip bazı projelere imza atıyorlar.

Başucundaki eser, Fatma Tülin’e, komodinin üzerindeki ev sahibinin karakalem portesi Yalçın Yalın’a ait. Yatak odasındaki mobilyalar özel üretim.

Hâlihazırda bulunduğumuz yaşam alanı, yüksek tavanları ve şehir manzarası ile etkileyici bir mimari deneyim sunuyor. Planlama olarak ev sahiplerinin beklentisini karşıladığı için dubleks dairede herhangi bir yapısal müdahale gerçekleştirilmemiş. Evin alt katı; salon, mutfak, kiler ve yatak odası, üst katı ise ebeveyn yatak odası, giyinme odası, misafir odası ve salona bakan çalışma alanı olarak planlanmış. Her iki katın bir cephesi boylu boyunca teras ile çevrili. Tasarım ve uygulama süreci yaklaşık beş ay süren dairede maskülen ve yalın bir stil oluşturmaya çalışmış Mer.12.8 ekibi. “Manzaranın ve yapının önüne geçmek istemediğimiz için süslemelerden kaçındık. Sadeliğin ve işlevselliğin ön planda olduğu bir ev oldu burası. Yeşilin cam, mermer gibi soğuk malzemelerle bütünleşmesini çok seviyoruz. Bu evde de yeşilleri keyifle kullandık. Müşterimizle birbirimizi çok iyi tanıdığımız için fazla karar değişikliği yapmadan projeyi tamamladık” diyerek özetliyorlar tasarım sürecini.

Evin ana yaşam alanının bir bölümü müzik köşesi olarak kurgulanmış. 1928 yılında Le Corbusier, Charlotte Perriand ve Pierre Jeanneret tarafından tasarlanan ve günümüzde Cassina markasının ürettiği LC4 Chaise Longue konfora davet ediyor. Ressam Mehmet Sinan Kuran’a ait renkli tablo Flos marka OK aydınlatma eşliğinde sergileniyor.

Evin ana yaşam alanı olan salondaki büyük L kanepe ile mermer orta sehpa; renk, doku ve boyutlarıyla bu eve özel olarak üretilmiş. Ev sahibinin önceki yaşam alanında kullandığı ClassiCon marka Adjustable E 1027 sehpa da bu bölümde değerlendirilmiş. Bu alanda kullanılan demir şamdan ve aksesuarların tamamı, kısa bir süre önce kaybettiğimiz Stoa Design kurucusu ve aynı zamanda ev sahibinin yakın dostu Tardu Kuman tarafından üretilmiş.

Alt kattaki terasın oturma bölümünde Le Corbusier tasarımı koltuklarla konforlu bir köşe oluşturulmuş.

Kuman, bütün bu objeleri otomobil ve kamyon hurdalıklarını dolaşarak topladığı parçaları birbirine monte ederek oluşturmuş. Mer.12.8 ekibi, evin yemek bölümü için ev sahibinin kendi tasarımı olan demir masa ayaklarını kullanarak büyük bir cam yemek masası ortaya çıkarmış. Cassina marka Cab sandalyeler Mozaik Design’dan alınmış. Masanın üzerindeki Artemide marka sarkıt, Öztaş Aydınlatma koleksiyonlarından seçilmiş. Obje olarak yaklaşık 150 yıllık bir kuyubaşı tercih etmişler. Yemek masasının arkasındaki büyük tablo ve müzik bölümündeki renkli tablo Mehmet Sinan Kuran’a ait. Müzik bölümündeki tabloyu aydınlatmak için Flos marka OK aydınlatma
kullanılmış.

Ev sahibinin önceki evinde yer alan Le Corbusier, Charlotte Perriand ve Pierre Jeanneret tasarımı ikonik LC4 Chaise Longue Chair de bu bölümde değerlendirilmiş. Yatak odasında da yine minimal bir tavırla karşılaşıyoruz.
Yatak, başucu komodinleri ve TV rafı bu alan için özel olarak tasarlanmış. Fatma Tülin’in yağlı boya tablosu, mekânın yalınlığına dramatik bir etki katıyor. Komodinin üzerindeki karakalem eser Yalçın Yalın’a ait. Yatak odasının önünde bulunan teras, dinlenme ve masaj alanı olarak kurgulanmış. Hiç şüphesiz ki evin en keyifli alanlarından biri de alt kattaki
terasta bulunan Le Corbusier tasarımı koltukların başrolde olduğu oturma bölümü. Bu bölümde de Flos aydınlatmanın kullanıldığını görüyoruz. Mekâna ve tüm salona sıcaklık katan biyoetanol şömine hemen göze çarpıyor. Ev sahibinin en sevdiği obje olan ahşap at, Tardu Kuman üretimi. At kattaki terasın diğer tarafında ev sahibinin annesinin hediye ettiği
ve içki dolabı olarak kullanılan dolap yer alıyor. Yuvarlak mermer masanın etrafındaki Vitra marka Charles&Ray Eames tasarımı siyah sandalyeler Mozaik Design’dan alınmış. Nils marka aydınlatma Tepta’dan seçilmiş. Tüm evde dinginliğin hâkim olmasını isteyen Mer.12.8 ekibi, panoramik İstanbul manzarasıyla yarışmayan, sakin ve ev sahiplerinin
kişiliklerini ön plana çıkaran kurguya imza atmışlar.

Hazırlayan : ÇİĞDEM HASANOĞLU

Fotoğraf : BURAK TEOMAN

seda@mayadijital.com