TOP

Şehirde Pop Art Tasarlanmış Bir Daire

Monat Ist’in kurucusu Tuğçe Dadandı’nın tasarladığı yaşam alanı, ev sahibinin eğlenceli ruhunu yansıtıyor. Şehrin enerjisini Pop Art ile birleştiren daire, Spine Tower’da yer alıyor.

Gökdelende yaşamanın en keyifli yanı şehrin bütün detaylarıyla evinizin bir parçası haline gelmesi olabilir. Sisli bir günde ziyaret ettiğimiz evde manzarayı görme şansını yakalayamasak da evin yüksek enerjisini rahatlıkla hissedebildik. Ev sahibinin renkli sanat koleksiyonu ve İç Mimar Tuğçe Dadandı’nın evi dekore ederken tercih ettiği mobilyaların bunda etkisi de oldukça büyük. Şans eseri ortak bir arkadaşları vasıtasıyla tanışmış ikili, üstelik de ev sahibinin kendi partisinde. “Yakın arkadaşlarımın davetiyle bir ev partisine gittiğimde tanıştık. Kendisi hem partinin hem de evin sahibiydi. Sanat koleksiyonunu görünce çok heyecanlandım, o da benim tasarım anlayışımı beğenmiş. Sanat ve eğlence hayatı bizi bir araya getirdi diyebiliriz aslında. Tasarım sürecinde de hep birlikteydik fakat birçok karar aşamasında beni özgür bıraktı” sözleriyle anlatıyor tanışma hikâyelerini.

                                                                                     İç Mimar Tuğçe Dadandı

 

90 derecelik duvarların bulunmadığı Spine Tower’ın mimari yapısına uygun bir şekilde tasarımlarını gerçekleştirmeye karar vermiş iç mimar. Genç, dinamik, eğlenceli ve hareketli bir rutine ayak uyduracak bir ev hayal etmiş Tuğçe Dadandı. “Ev sahibinin hayat dinamiklerini inceledikten sonra tasarım süreci kendini ortaya çıkarmaya başladı. En dikkat ettiğimiz nokta ise sanat koleksiyonunu öne çıkarmak ve eserlerin önüne geçecek mobilyalar kullanmamaktı. Ayrıca tasarımda her detayın bir amaca ve ihtiyaca yönelik olması gerektiğinin önemli olduğunu düşünüyorum” diyor Dadandı. Ev sahibinin alışkanlıkları ve yaşam stilinin tasarım sürecinin ana noktası olduğunu belirten iç mimar, aralarında Mr. Brainwash, Joan Cornellà ve Dillon Boy gibi isimlerin eserlerinin yer aldığı sanat koleksiyonunu her zaman göz önünde bulundurduğunun altını çiziyor.

Ev sahibinin duvarlarda sergilenen çalışmalar dışında sahip olduğu daha birçok eseri bulunuyormuş ama evin sanat galerisi gibi gözükmemesi için hepsini asmamayı tercih etmişler. Sergilenmeyen birçok eserin de yatak altında beklemede olduğunu öğreniyoruz. Ev sahibinin seyahatlerinden topladığı farklı objeleri kullanılarak da sıkıcı bir ambiyans oluşması engellenmiş. Bir hayli hareketli Fransız Bulldog cinsi köpeği Gatsby ile yaşayan bekâr ev sahibinin rahatlıkla kullanabileceği leke tutmayan ve kolayca temizlenebilen kumaşlar ile dokular tercih etmiş Dadandı. Mobilya seçimini sorduğumuzda ise “Salonda kullandığımız sofa ve yemek masası özel olarak tasarlanıp ürettirildi. Dairenin kullanım hacmini daraltmamak için polikarbon malzemeden hayalet sandalye ve cam masa kullandık. Kullanışlı, amaca yönelik ve göz yormayan yemek masası bölümü ortaya çıkarmayı amaçladık. Modern çizgilerden dışarı çıkmadan Pop Art çizgide ilerledim” cevabını alıyoruz.

 

 

Hazırlayan: ILGIN GÖZELEKLI

Fotoğraf: CANER ÖZKAN

seda@mayadijital.com