TOP

RENKLİ HİKAYELER

RESSAM LEA CIBILI’NİN TEK KATLI MÜSTAKİL BİNADA YER ALAN ATÖLYESİ, KURUÇEŞME’NİN EN GÜZEL NOKTALARINDAN BİRİNDE KONUMLANIYOR. SANATÇI İLE YENİ ÇALIŞMALARI ÜZERİNE KONUŞTUK.

Duvara yaslanmış tabloların ve yağlı boyaların arasında Ressam Lea Cibili ile sohbet etmeye başlıyoruz. Sakin, kendinden emin ve rahatlatıcı bir ifade ile bulunduğumuz atölyenin geçmişini anlatmaya başlıyor: “Babam, işitme engelli okullarından telkâri öğrenmiş gençleri bir araya getirerek telkâri atölyesi oluşturmuştu. Sonra annem kısa bir süre antika ve mobilya sattı burada. En son resim yolculuğumun resmileşmesi safhasında sevgili Metin dayımın desteğiyle mekân atölye olarak 1998 yılında bana geçti.” Çocukluğundan beri sanat ile iç içe büyüyen Cibili, hiç bitmeyen aile sofralarında her zaman sanat, tarih ve psikoloji konuşulduğunu anımsıyor ve sözlerine devam ediyor: “Resim yapmaya dair ilk kuvvetli hatıram büyük dayım Metin Erksan’ın çektiği “Preveze Öncesi” belgeselinin setine gittiğim zaman aktörlerden birinin kostümünü çizmem idi. Evde büyük olay olmuştu, takdir edilmek ve beğenilmek çok hoşuma gitmişti.” Lea Cibili’yi resim yapamaya iten ise yine rahmetli dayısı Metin Erksan’ın ısrarları olmuş. Sonrasında kendisini konuşmadan ifade edebilmenin rahatlığı Cibili’yi resme daha da çok yakınlaştırmış. 

mehmete@groupmedya.com