TOP

ONUR BAŞTÜRK SEÇKİLERİ

İlham aldığım her şey, gezip tozduğum her yer Maire Claire Maison’a özel dekoratif bakış açısıyla burada…

GÖZLER YENILENEN BEBEK OTEL’DE

Mekân dünyasında geçen ayın en popüler ve çok konuşulan olayı tabii ki yeni haliyle kapılarını açan Bebek Otel’di. Otelin yeni versiyonundan, mimari özelliklerinden bahsetmeden önce hikâyeyi başa sarmak ve Bebek Otel’in geçmişine doğru ışınlamak istiyorum sizi. Yıl 1950… Bursa’da ipek fabrikası sahibi olan Muammer Karamanoğlu fabrikasını satıp İstanbul’a taşınıyor ve bugünkü otelin bir bölümü olan binayı satın alıyor. Birkaç yıl sonra yandaki binayı da alıyor ve 1955 yılında iki bitişik apartmanı 21 odalı bir butik otele dönüştürüyor. Kısa sürede Bebek Otel döneminin en lüks tesislerinden biri haline dönüşüyor. Bebek Otel’in işletmesi 1976 yılında Ruhi Su’nun oğlu Güngör Su’nun şirketine geçiyor. Son yıllarda hayli bakımsız ve köhne bir hale dönüşen otelle ilgili peş peşe satış söylentilerinin çıkmasıyla beraber gözler tabii ki yeniden bu klasikleşmiş mekâna dönüyor. Önce “Katarlılar alıyormuş” söylentisi dolaşıyor etrafta. Daha sonra da Orjin Grup’un oteli 30 yıllığına kiraladığına dair haberler çıkıyor. Ama son dakikada Orjin Grup çekilince otel yine başıboş kalıyor. Bu kez devreye The Stay otelleriyle son birkaç yıldır otel işinde de faaliyet gösteren Muzaffer Yıldırım giriyor. Yıldırım, hızlı bir şekilde satış işlemini tamamlıyor. Aynı hızı otelin yenilenmesi konusunda da gösteriyor. Tam 90 günde odalar, otelin girişi ve klasikleşmiş teras barı yenileniyor. Bunlar yetmezmiş gibi otelin en tepesine sil baştan yeni bir teras daha yapılıyor.

MUZAFFER YILDIRIM MEŞHUR “DRESSCODE” HAKKINDA NE DIYOR?

Bebek Otel by The Stay’in açıldıktan beri en çok tartışılan konulardan biri de şu oldu: “Dresscode” olayı… Muzaffer Yıldırım bu “Dresscode” olayını şöyle açıklıyor: “Bebek Otel’in eski hâline insanlar sahilde koşu ya da yürüyüşlerini yaptıktan sonra da geliyordu. Öyle bir rahatlık vardı. Ama şimdiki hali başka bir şeye dönüştü. Dolayısıyla belli bir şıklık içinde olunması gayet doğal.” Yıldırım’a katılmamak elde değil. Ben de içerdeki şıklık içinde koşudan az önce gelmiş taytlı birilerini görmek istemezdim doğrusu.

“SADECE BAŞARILI BIR FACE-LIFT YAPMAK YETERLIYDI.” – MAHMUT ANLAR.

Mahmut Anlar ve ekibinin yaptığı Bebek Otel by The Stay’in en büyük özelliği otelin geçmişten gelen klasik dokusuna dokunulmamış olması. Merdivenlerden tutun da bardaki ahşaba kadar her şey aynı bırakılmış. Sadece üstünden geçilmiş, eski pırıltısı yerine gelmiş. Oteldeki en büyük değişiklik giriş kısmı. Giriş genişletilip daha modern bir havaya sokulmuş. Girişteki modern sanat işleri de bu havanın tamamlayıcısı olmuş. O işlerden biri de Esin Maraşlıoğlu’nun kızı Melisa Mızraklı’ya ait. Peki Mahmut Anlar yenilediği Bebek Otel hakkında ne düşünüyor? Şimdi söz onda: “Yaşadığımız çağda hızla değişen dinamiklerle birlikte lüks ve keyif kavramlarında da inanılmaz farklı algılar ve beklentiler oluşmaya başladı. Bu algıyı otel kimliğine taşıdığımızda aslında çok basit bir cümle ile karşılaşıyoruz: ‘Evdeyim’ hissi. Mevcut mimari kurgusu zaten bu kavrama elverişli olan ve İstanbul’un en ayrıcalıklı noktasında yer alan bu efsane oteli bir anda bambaşka bir kimliğe büründürmek düşünülemezdi. Yıllardır yine ayrıcalıklı bir kitle tarafından inanılmaz duygular ve hatıralar barındıran otelin yorgun ve yaşlanmış görüntüsünü yok etmeden sadece başarılı bir face-lift yapmak yeterliydi. Yepyeni değil ama taze bir görüntü ve bunun yayacağı enerjiyi otele taşımak istedik. Ruhunu ve kimliğini kaybetmeden, oteli günümüz dinamiklerine getirmek, hatta aynı zamanda geleceğe de uzanmak en büyük hedefimiz oldu. Tüm tasarım kararlarımızı bu yönde aldık. Bunda bize ilhamı da yine semtte yaşayan ayrıcalıklı sakinlerin evlerinin kimliği verdi ve tabii ki eşsiz Boğaziçi. Mevcut ana karakteri oluşturan duvar kaplamalarını, mobilyaları titizlikle elden geçirerek koruduk. Aynı kimlikte hiçbir şeyi yeni yaptırmadık. Yeni olması gereken her şeyi, günümüz malzeme ve teknolojisi ile özel olarak ürettik. Mevcutla yeninin kontrastlığından doğan lezzetli ve aynı zamanda enerjik bir ambiyans yaratmaya çalıştık.”

Hazırlayan : ONUR BAŞTÜRK

gizema@groupmedya.com