TOP

İtalyan Gustosu: Galvin Ristorante

Tarihi Maçka Palas’taki Galvin Ristorante, 1930’lu ve 40’lı yılların İtalyan dekorlarından ilhamla tasarlanmış. Mekânın sanat eserleri ve el işçiliğinin önemine işaret eden detayları konukları zamanda yolculuğa çıkarıyor.

Jüpiter Group bünyesinde Nişantaşı’nın en güzel yapılarından birinde açılan Galvin Ristorante, hizmet kalitesinden menüsüne kadar her yönü ile iddialı bir restoran olarak kurgulandı. Mimar Sevil Öztoprak imzasını taşıyan mekân, bulunduğu tarihi yapının dokusuna uygun bir duruş sergiliyor.

Yaklaşık bir yıl süren tasarım süreci, mekân şekillendikçe verilen kararlarla dinamik bir şekilde ilerlemiş. “Bir anda her şeyi doldurmak yerine mekâna istediği kadar ışık, renk ve bitki ekledik. Çeşitli aşamalarda mekânın kadrajlarına bakarak kararlar verdik” diyor Sevil Öztoprak Galvin’in konseptinin ne olduğunu sorduğumuzda.

Vitraylar, gotik duvar kabartmaları, zemin mozaikleri, renkli cam tavanlar ve çarpıcı renkler mekânın en belirgin özellikleri. Her şey el işçiliği ile konusunda uzman ustalar tarafından günlerce süren çalışmalar sonucu elde edilmiş. Heykeller, aydınlatmalar, tabelalar ve hatta kullanılan çatal-bıçağa kadar bütün aksesuarlar ve sanat eserleri, dönemin baskın İtalyan stillerinden referansla mekâna özel olarak ürettirilmiş. Yine özel olarak üretilen mobilya seçiminde ise monotonluğu kırmak adına modern tasarımlar tercih edilmiş.

Galvin Ristorante sanatı tasarımla buluşturuyor. “Sanatçılarla çalışmamızdaki ilk amaç, el işçiliğinin zenginliğinden faydalanmaktı. Ayrıca işlerin bize özel olmasını da istiyorduk. Baskı ve CNC kesimler gibi günümüzde moda olan şeyleri mekânda kesinlikle görmek istemiyorduk” diyen mimar, seramik tabelalarda Sadullah Çekmece, vitraylarda Zaim Şengün, aydınlatmalarda Ulaş Kahya, mozaiklerde Mesut Dolanbay ve mobilyalarda Eyüp Can Pırlanta ile iş birliği yaptıklarını söylüyor.

HAZIRLAYAN: ÇİĞDEM HASANOĞLU

seda@mayadijital.com