TOP

İLHAM VEREN DEKORASYON YOLCULUĞU

Laxmi Interiors imzasını taşıyan Ulus Savoy Sitesi’ndeki bahçe katı dubleks daire; iç ve dış mekânlarındaki şıklık, rahatlık ve işlevsellik üzerine kurulu özgün tasarım çizgisiyle ilham verici bir dekorasyon yolculuğuna çıkarıyor.

İç mekânların şıklığı bahçeye de taşınmış. Bahçedeki mobilyalarının seçiminde konfor da en az estetik kadar ön planda.

Geniş bahçesi ile müstakil ev konforu sunan dubleks daire, 280 metrekareye yayılıyor. Evin bahçe katında mutfak, salon ve personel odası; üst katında ise yatak odaları ve PlayStation odası yer alıyor. Salonun açıldığı 45 metrekarelik bahçenin yanı sıra mutfak bölümünde ve PlayStation odasında da teraslar var. Dubleks dairenin iç mekân tasarımını Laxmi Interiors gerçekleştirmiş. Mimar ve ev sahibinin tanışma hikâyesi çağa uygun. Laxmi Interiors’ın Instagram sayfasını bir süredir takip eden ev sahibi, sosyal medya üzerinden mimarlık ofisiyle irtibata geçmiş.

Salonun en çok vakit geçirilen köşesinde LED havuzun yanı sıra TV arkası LED, tavan spotları ve sarkıt aydınlatma gibi destekleyici aydınlatmalar kullanılmış. Bütün mobilyalar Laxmi Interiors tarafından tasarlanıp Laxmi atölyelerinde üretilmiş.

“Bizimle tanıştıklarında evlilik planları içerisinde olan bu güzel çiftin bizden beklentisi öncelikle ihtiyaçlarını karşılayan işlevsel bir yaşam alanı yaratılması, sonrasında ise bu alanın hayallerindeki tasarım ile birleşmesi idi. Bu sebeple her alan tüm detaylarıyla kişiye özel olarak tasarlandı. Biz bu süreçte öncelikle ev sahipleriyle birebir iletişim haline girip, çok iyi bir kalibrasyon yapmayı önemsedik. Kullanıcının karakteri, yaşam tarzı, istekleri, günlük hayatı gibi özellikler bir mekânın tasarlanmasında en önem verdiğimiz noktalar. Ev sahibinin karakterinden ve bakış açısından yola çıkarak detayları oluşturmaya başlayıp sonrasında da projeyi şekillendirdik.

Yemek, oturma ve şömine bölümlerine ayrılan salonun girişinde simetrik bir köşe yer alıyor. Evin çeşitli noktalarında karşımıza çıkan ayna, burada stratejik bir noktada konumlanmakta.

Bu aşamada yaptığımız en kritik aksiyonlardan biri, üst kattaki oda planlarını tekrardan değerlendirip, ihtiyaçları olan ekstra giyinme odasını ve PlayStation odasını yaratmaktı. Üst katta dört odalı bir daire içerisinden yeni bir planlama ile iki odayı birleştirip ebeveyn odası ve giyinme odası yaratırken, ekstra bir oda daha yerleştirip oyun odasını konumlandırdık. Böylelikle iki çocuk odasının yanı sıra hem giyinme odalarına hem de PlayStation odalarına sahip oldular” diyor Hacıraifoğlu proje aşamasında nasıl bir süreçten geçtiklerini sorduğumuzda. Mevcut ev sıfır bir yapıda olduğu için bazı alanlardaki malzemelere sadık kalınarak ev sahibinin talepleri doğrultusunda bir takım mimari müdahalelerde bulunmuşlar. Mekânın üst katı ev sahibinin giyinme odası ve oyun odası ihtiyaçları doğrultusunda baştan tasarlanmış. “Giyinme odasının konforu ve işlevselliği ev sahibimiz için çok önemliydi” diyor iç mimar süit şeklinde tasarlanan ebeveyn odasını nasıl planladığını anlatırken ve ekliyor: “Üst katın yerleşim planı giyinme odasının kapasitesine göre şekillendi diyebiliriz. Tüm çerçeveleri pirinç detaylı boyalı cam kapaklardan oluşan giyinme odasının bir kapağı ebeveyn banyosunun gizli kapısı olarak kullanıldı. Böylelikle giyinme odasının bütünlüğünü kapı kullanılmadığı için korumuş olduk.”

‘Evin stilini oluştururken ev sahibinin giyiminden, hayata bakış açısında, şıklığa verdiği önemden ve düzeninden ilham aldık.’

Mermer,pirinç ve ahşap ağırlıklı malzemelerle alışılmışın dışında şık kurgular oluşturulmuş.

Ebeveyn banyosunun içerisi ise komple değiştirilmiş. Eski yapıda küçük bir banyoya sahip olan ev sahipleri için daha kullanışlı bir banyo tasarlanmış. Makyaj bölümünün eklenmesiyle genişletilen bu alanda evin genelinde kullanılan pirinç detayların devam ettirildiğini görüyoruz. Üst kattaki diğer banyolarda ise mevcut yapı malzemeleri korunmuş. İç Mimar Pınar Hacıraifoğlu bütün bu bölümleri konforlu kullanım için tasarlanmış yaşam alanları olarak nitelendiriyor. Proje tasarım ve uygulama süreci yaklaşık beş ay sürmüş. Evin stilini sorduğumuzda, “Detaylarını hem geleneksel hem de modern tasarımdan alan geçiş dönemi ile ihtişam ve lükse eğimli olan Hollywood stilinin kombinasyonu olarak tanımlayabiliriz. Geçiş dönemindeki çekici ve beklenmedik denge duygusu evin her yerinde hâkim” yanıtını alıyoruz iç mimardan.

Mutfak ve banyoları tasarlarken öne çıkan kriterlerden en önemlisi işlevsellik ve şıklığa yer vermek olduğu için mevcut mutfak, üzerinde yapılan ufak dokunuşlar ile daha etkileyici, minimal ve kullanıcının ihtiyacını karşılayan işlevsel bir mekâna dönüştürülmüş.
Oyun odasında TV duvarı için özel bir aydınlatma tasarımı gerçekleştirilmiş. PlayStation açıldığında ekranda beliren ışık dalgası duvara işleniyor, bir kayanın içerisindeki mavi ışık simgesel olarak yansıtılıyor adeta.

Nötr renk paletleriyle hem şık ve sıcak hem de farklı olmayı başaran sakinleştirici ve rahat bir alan yaratmışlar. Öte yandan pirinç malzemeyle bazı noktalardaki sakinleştirici renk paletlerini kırmışlar. Evin genel aydınlatması tamamen kullanıcının ihtiyaçları, konforu ve estetik algısı göz önünde bulundurularak planlanmış ve her bir aydınlatma elemanı mekâna özel olarak tasarlanmış. Bu anlamda her odanın farklı kullanım amacı göz önünde tutularak tercihler yapıldığını söylemek mümkün. Mutfak minimal stiliyle evin diğer yaşam alanlarından ayrışıyor. Mevcut yapı yeni olduğu için mutfağın genel hatları korunmuş fakat bazı kısımlarda mekânın geneli ile bütünleşecek ufak dokunuşlar yapılmış. İç mimar, burada hâlihazırda var olan kurgunun bozulmamasının nedeninin mutfağın şıklıktan ziyade işlevsel olarak daha yalın tercih edilmesi olduğunu söylüyor. Sadece mevcut mutfak tezgâhını değiştirerek mekânda kontrast oluşturmak için siyah granit bir tezgâh kullanmışlar. Oluşturulan konseptin devamlılığını sağlamak amacıyla da duvarda siyah renk tercih etmişler. Mutfaktaki işlevselliği artırmak içinse mekânın odak noktasına yemek masası eklenerek mevcut alan daha minimal ve modern bir görünüme kavuşturulmuş. “Ulus Savoy Sitesi evleri, çok güzel, sade ve uyumlu yapı malzemelerinden oluştuğu için çoğu bölümde mevcut altyapıları tuttuk. Değiştirdiğimiz noktalar ise ev sahibinin karakterini, hayat tarzını ve şıklığını vurgulamak istediğimiz alanlar oldu” diyor Laxmi Interiors’ın kurucusu. Üç sene içerisinde 42 projeye imza atan ekibiyle birlikte gerçekleştireceği heyecan verici projelerini paylaşıyor bizimle sözlerini tamamlarken: “Son dönem projelerimiz çok heyecan verici. Hepsi birbirinden değerli müşteriler ve birbirinden güzel projeler. İlk sırada uzun süredir heyecanla açılmasını beklediğimiz ve bu ay kapılarını açan The Townhouse projemiz var. Suadiye’de bulunan, İngiliz Gastro Pub kavramından yola çıkarak tasarladığımız, hiç eskimeyeceğini öngördüğümüz ve kullanıcıya kendisini bir ev ortamında hissettirmek amacıyla yola çıktığımız bu restoran-bar projemiz Nisan ayında kapılarını açtı. Şehir dışında da farklı projelerimiz bulunmakta. Örneğin İzmir’de üç adet farklı projemiz devam etmekte. İlki Çeşme’de bulunan Japon temalı bir plaj projesi, Yuzu Beach. Yuzu Beach Aya Yorgi koyunda bulunuyor. Tasarım sürecimizde Japon ve Asya mimarisini Zen felsefesi ile birleştirdik, kavramsal ögeleri mekâna mimari açıdan taşıdık, sade ve organik materyaller kullanmaya özen gösterdik. İkicisi; Alaçatı’da bulunan Yunan konseptli bir taverna ve sonuncusu ise Narlıdere’de bulunan bir villa. Diğer konut projelerimiz ise Göcek ve Bodrum’da bulunuyor. İki adet villa projemiz Bodrum’da, bir diğeri ise Göcek’te Haziran ayında teslim edilmeye hazırlanıyor. Yazlık alanlarda proje yapmak çok heyecan verici oluyor bizim için. Ve son olarak Cenevre, İsviçre’de; ilk yurt dışı projemize bu sene imza atacağız.”

Hazırlayan : ÇİĞDEM HASANOĞLU

Fotoğraf : İBRAHİM ÖZBUNAR

gizema@groupmedya.com