Bu sayfayı Facebook'a gönder Bu sayfayı del.icio.us'a gönder Bu sayfayı Stumble'a gönder! Bu sayfayı Netscape'e gönder! Bu sayfayı Reddit'e gönder!
   

 
 
Derin Sarıyer'in Tasarım Penceresi
2010 yeni tasarımlarının sunumu ve Milano Salone del Mobile fuarının ardından Derin markasının yöneticisi ve tasarımcı Derin Sarıyer ile bir söyleşi yaptık.
Hazırlayan Şafak Ünal Portre Fotoğrafı Burak Teoman
Nedir yaz dönemi projeleri?
Mobilya firmaları her sene bir kez kabuk değiştirir. Mobilya teknolojisinin modayla kıyasladığımızda daha fazla Ar-Ge ve altyapı çalışması gerektirmesi, ürünlerin daha boyutlu ve kapsamlı olması ve modada olduğu gibi mevsimsel farklılıklar göstermemesinden dolayı yıllık planlar yapılır. Merkez etkinliğimizi Milano Fuarı olarak belirlemiş durumdayız, yeni ürünlerimiz her sene nisan ayında sunuluyor, bu sene de 2010 Salone del Mobile'de 2010 ürünlerimizi sergiledik. Bu süreci yeni atlattığımız için şimdi nadas dönemindeyiz. Aktif olarak ürün geliştirmekten çok düşünsel anlamda birikim yapıyoruz. Temmuz sonu, ağustos ortasına kadar sürecek bu dönemde ne yöne gideceğimizi belirliyoruz. Eylül başından itibaren yavaş yavaş tasarımlar hayata geçmeye başlayacak ve başka hangi tasarımcılarla çalışacağımız şekillenecek. Şimdi fuar yeni bitti, kurduğumuz bağlantılar üzerine çalışma, uluslararası tasarımcıların bize gönderdikleri işleri inceleme dönemindeyiz, aslında nadas dediğimiz süreç yaratımın çok önemli bir aşaması...

Sadece yaratımlarla ilgilenen tasarımcı kimliğine sahip olup işin marka yönetimi kısmından uzak olmayı tercih eder miydiniz?
Yok, sadece tasarımcı olarak çalışarak istediğim etkinliği yaratacağımı düşünmüyorum. Yapı olarak meraklıyım ve işin birçok aşamasını birebir takip ederek hayattan keyif alabiliyorum. Kontrol ve takip edip işi sonuna kadar götürme güdüsüne sahibim. Derin markasının yönetimi sayesinde bu enerjimi verimli bir şekilde kullanmış oluyorum. Aziz Sarıyer ise daha çok tasarım odaklı olduğu için birbirimizi tamamlama avantajına sahibiz.

Milano Fuarı ile ilgili genel izlenimleriniz neler?
Tasarım enflasyonu çok yüksek boyuta gelmiş durumda, son dönemde aşırı tüketimin verdiği negatif bir hissiyat oluşmaya başladı. İnsanlar bir ürünü satın alırken salt estetiğinin etkileyiciliğini ya da belirli bir fonksiyonu ortaya koymuş olmasını yetersiz bulmaya, çok daha fazla sorgulamaya başladılar. Anladığım kadarıyla bizimle örtüşen bir döneme geçiş yapılıyor. Çünkü biz hiçbir zaman, ürün tasarlarken "yapalım ve çok güzel satalım." mantığıyla ya da trend değişimleriyle hareket etmedik. Bizimle örtüşmesi durumunu dünyanın gidişatındaki son havayı, Milano'nun yansıttığını düşünerek yorumluyorum. Sonuçta Milano'daki gelişmeler geçen yıldan çok da farklı bir çizgide değil, tasarım dünyasının paradigmaları senelik değişimler göstermiyor. Mesela bizim her ürünümüzün arkasında yazılmamış hikayeler oluyor, geometri bizim için çok önemli, bir ürünü ciddi bir süzgeçten geçirerek sunuyoruz. Dünyada da bu anlamda bir talep olduğunu görmek beni mutlu etti. Son 5- 6 yılda etnik çalışmaların, Neo-Baroklar'ın yükseldiği bir dönem geçirdik. Şimdi dönemin ve zamanın ruhunun bizim tasarım anlayışımızla örtüştüğü bir döneme girdiğimizi gözlemliyorum, minimal ve çağdaş işlerin alternatif olmasındansa ön plana geçişini görüyoruz.

En çok hangi standı beğendiniz?
Bahsettiğim anlamda çok güzel işler ortaya koyan Magis'i beğendim. Tom Dixon, Konstantin Grcic gibi önemli tasarımcılarla çalışan firmanın iki senedir çok iyi bir çizgi yakaladığını gözlemliyordum ama bu seneki işlerini, dekoratif işlerden ziyade teknoloji ve formları kullanışı ve fonksiyondaki yenilikçi tavrını çok beğendim.

Milano'da bu sene öne çıkan ekolojik akım hakkında ne düşünüyorsunuz?
Dünyanın son dönemde artık kendini dönüştüremeyecek hale geldiği hissedildi, ancak her zaman ekonominin daha da hızlı dönebilmesi için yeni trendlere ihtiyaç duyuluyor. Sanki geri dönüşüm, çevrecilik ve ekolojiye olan bu yaklaşım, insanlık ve dünyayı korumak adına olmasından çok daha fazla ekonomik geliyor bana. O yüzden bir çelişki doğuyor. Yemyeşil bir stand yapıp, bulunması gereken yerden, topraktan sökülmüş ağaçların oraya monte edildiğini görmek beni rahatsız ediyor. Ama tabii ki kullanılan malzemelerde bugünün teknolojisini iyi bir şekilde değerlendirirken aynı zamanda dünyaya zarar vermeyecek şekilde standartların belirlenmesi gerekli diye düşünüyorum.

Milano'da Derin markası nasıl tepkiler aldı?
Bu bizim fuara yedinci kez katılışımız, o yüzden Türkiye'den bir mobilya markası dendiğinde kendi adımızı geçirir bir seviyeye ulaştık. İlk senelerdeki "İstanbul'dan mı geldiniz" sorusu artık yöneltilmiyor, zaten konuyla ilgilenen insanlar belli, iletişim ağları gelişmiş durumda. Ayrıca katıldığımız ilk yıllardan bugüne Türkiye güzel bir aşama kat etti; başka tasarımcılar ve firmalar çıktı. Daha olgun bir aşamaya geçildi, yaptığımız işlerde uluslararası anlamda en üst çıtada bulunabilme iddiasının tekrar onayını almak adına yapılan girişimler oldu. Bu senede beklediğimiz tepkileri ve alkışları aldığımız için mutluyuz.

2010 koleksiyonunu anlatır mısınız?
Altı adet temel ürünümüz var, ancak kendi içinde dalları mevcut. Mesela benim "Fek" isimli tasarımım üç elementten oluşuyor ve çok ayrı senaryolar düzenlenebiliyor, tek başına bile bir anlam ifade etmesini planlayarak yaptığım bir çalışma oldu. Aziz Sarıyer'in "Type 1"-"Type 2" tasarımları da aynı ürünün farklı fonksiyon sunan seçenekleriyle tasarlandı. Bülend Özden'in aynı tarz tasarımları var. Bu seneki başlığımız "Playful Rationality" oldu, sırf 2010 değil, Derin'in genel yaklaşımını anlatan bir başlık bu... Her ürünün hakkını verebilmek adına rasyonellikten geçerken, tasarımlar bir araya gelebildiklerinde oyuncu ruha sahip olabilsinler diye... Zamansız tasarımlar sunma isteği kadar her sene yeni bir tuğla ekleme isteğini taşıyoruz.


Yorum sayısı: 0 



 

DİĞER HABERLER

Özel olarak tasarlanan koleksiyonda yer ...

2010 yeni tasarımlarının sunumu ve ...

Kenzo Takada'nın, tasarıma olan ilgisi. ...

Aziz Sarıyer, tasarımıyla "Winner ...

Podyumdan eve!

Pelin Karahan Dekorasyona duyduğu ...

Gerçek bir tasarımı kendinden daha ...

Gürsan Ergil ile yükselen doğallık... ...

Nişantaşı'nda yeni bir sanat merkezi ...

Moda dünyasının özgün isimlerinden ...

Melda Ennekavi, keçe, tül ve kumaşla ...

Tasarımın her alanında faaliyet ...

Geçtiğimiz ay Messe Frankurt ...

X-İst Galeri'nin kurucusu ve sanat ...

Son yılların yükselen trendlerinden ...

Farklı dünyalardan iki isim aynı ...

Koleksiyon'un genç ismi Koray Malhan ...

Mimar ve tasarımcı Serhan Gürkan'ın ...

Yaşamı başlıbaşına bir tasarım ...

Tasarımda uzun yol hikayelerinin muhteşem ikilisi. ...

Sözkonusu ahşap olduğunda Tardu Kuman ...

İddiasını yalınlığında, ...

Tasarım dünyasının nabzını tutan ...

Tasarımlarında cam ve deriden ...

O, şehrin en popüler mekanının ...

Grafik çizgiler, rasyonalizm ve ...

Mağazacılık, tasarım alanında çok ...

Türk çağdaş sanatının önemli ...

Mimarların giysi tasarımlarına imza ...

Zebra Design Factory'nin kurucu ...

Atıl Kutoğlu'nun Nişantaşı ...

Tasarımcı The Gali Collection

Dekoratör A Day of Design

İçmimar

Arkeolog, Sanat Tarihçisi, İçmimar

İç Mekan Tasarımcısı

Ressam K-ART

Dekorasyonu bir anda değiştiren en ...

Berna Terziahmetoğlu ile kısa bir röportaj. ...

Ahhh başımıza ne geliyorsa incelikler ...

Son yıllarda görsellik ve teknoloji ...

Çocuksu, oyuncu ve farklı ...

Kumsalda dalgın dalgın yürürken ...

Sıcak ahşaba işlenen renkler şık ...

Uzakdoğu esintisini evlerinizin her ...

Tasarımcı Lisa Whatmough'la ...

Kitaplarınız ve tasarım içiçe...

Oturma köşeleri artık kişiselleşti.

Tasarım ve teknoloji bir arada. ...

Sonbaharın uzun ve fırtınalı geceleri başladı. ...

Keyifli bir film ve sıcak bir kahve ...

Minimalist görüntüyü güçlendiren ...

Sezgin Aksu ve Silvia Suardi tarafından ...

Bu dolaplarla evinize etnik bir hava katabilirsiniz. ...

Renklerin kraliçesi, ışığı ...

Bir tasarımla başlar hikaye...

ilIy Cafe'nin açılıp kapanan kutu ...

Bahçelerdeki yeşillikler binalardaki ...

Duvarlarımızı süsleyen saatleri ...

Tod's un yeni tasarım projesi 'Looking ...

Mywall, duvarlarını kişiselleştirmek ...

Sarı ve beyazın bu senenin en moda ...

Oslo'daki Nobel Peace Center'in sizi ...

Berlin'li Magma Architecture, bol ...

Aziz Sarıyer, Alparda'nın 2008 ...
 
 
 
DERGİDE BU AY
EDİTÖRDEN
KISA KISA
ALIŞVERİŞ
Bakır tonlarındaki aksesuarlarla cezbedici şıklık
Hayat kurtaran sehpalar
 
TESTLER

Evinizi Seviyor Musunuz?
Stilinizi Bulun
Lükse ne kadar düşkünsünüz?
 
EN SON EKLENEN HABERLER
 
EN ÇOK OKUNAN HABERLER