Kahve ve Arkadaşları...
"Keyif" denince akla ilk onun adı gelir; kimi zaman muhabbet için bahane kimi zaman da "hanemize ay doğuran" bir mucizedir. Bazı özel iklimlerin yegane gelir kaynağı, yüzyıllardır ticaretin en önemli unsurlarından biridir. Acı, tatlı, sıcak, soğuk, aromalı, yoğun, ince çekilmiş, özenle kavrulmuş cinsleri vardır ve kırk yıllık hatırı... İşte kahvenin öyküsü ve yanına en çok yakışan lezzetler.
Yapım ELİF AKTİ Fotoğraf MEHMET ATEŞ
Günün birinde Güney Etiyopya'da Hristiyan manastırlarında yaşayan keşişler besledikleri keçilerin bir bitkinin tohumlarını yedikten sonra daha hareketli olduklarını görüp bu bitkiyi pişirip içmeye başlarlar. Günümüzde bir sosyalleşme aracı olan, kimilerinin her sabah kendine gelebilmek için ihtiyaç duyduğu kimilerinin de üstlerinde adları yazılı karton bardaklara aşırı düşkün olmasını sağlayan ritüelin temelleri işte böylece atılmış olur! Evet, ilk kahve tiryakileri olan keçilere çok şey borçluyuz ve onlar sayesinde keşfettiğimiz bu lezzetten inatla vazgeçemiyoruz. Kahve yapımına yönelik ilk bilgiler 10. yüzyılda Arap Yarımadası'nda yaşayan bir doktor olan Rhazes'e uzansa da kullanımın M.S. 575 yılına kadar uzandığı düşünülüyor; Etiyopya'da yetişen Coffea Arabica'dan sonra ağaç türleri çeşitlenmiş ve Yemen'de başlayan üretimle kahve, sosyal ve ekonomik hayatta oldukça önem kazanmış. Yemen'den İslam gezginleriyle birlikte İran, Mısır ve Anadolu'ya kadar gelen bağımlılık 15. yüzyıldan itibaren İstanbul'da yaygınlaşmış ve Venedikli tüccarlar tarafından Avrupa'ya taşınmış.
1683 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nun Viyana yenilgisinden sonra Osmanlı ile Viyana arasında tercümanlık yapan Georg Kolschitsky'e hizmetleri için 500 çuval kahve verilmiş ve ülkesine dönerek ilk kahve dükkanını açmış. Bu muhteşem içeceğin Amerika kıtasına ulaşma hikayesi ise oldukça enteresan; internette Gabriel Mathieu de Clieu adını arattığınızda, maceraperest deniz subayının kahve tohumlarını kaçırarak Martinik'deki bahçesine nasıl ektiğini ve kahve kokusunun buradan bütün kıtaya yayılma macerasını okuyabilirsiniz. Günümüzde sudan sonra en fazla tüketilen içecek ve petrolden sonra en çok ticareti yapılan madde olan kahvenin hepimizin özellikle son yıllarda gayet iyi bildiği gibi birçok çeşidi var. İnanılmayacak kadar fazla sayıda aromasıyla, soğuktan sıcağa, yumuşak içimliden serte, meyve, alkol ve çikolata katkılıdan en saf haline kadar yüzlerce seçeneğiyle her bünyeye hitap eden bir zevk unsuruna dönüşmüş durumda. O kadar seviyoruz ki onunla yaşamayı, kendisi dışındaki içecek ve yiyeceklerden başka mumlara, sabunlara, tütsülere hatta kozmetik malzemelerine aromasını katmayı ihmal etmiyoruz. Seçenek bu kadar fazla zevkler ve renkler böylesine çeşitli iken tabii ki herkesin düşkünlüğü farklı yönde olacak. Kimisi fincanın dibindeki telveyi parmaklayacak, kimisi üst üste espresso içmeye doyamayacak, kimisi de bir elinde filtre kahve bir elinde de croissant vitrin önünde kahvaltı edecek. Ne diyelim, keyfiniz bol köpüklü olsun! Meraklısına evde kahve hazırlamak hiç de zor değil; bir zevk hatta hobi... Eğer siz de kendi mutfağınızda kendi kahvenizi yapmak istiyorsanız hemen bir kahve dolabı ve değirmeni edinmelisiniz. Kahve dolabı, çekirdekleri kavurmanıza yarar; çekirdeğin cinsi, gramajı, ateşin yoğunluğu ve çevirme hızınız bu süreci etkiler. Kavrulmuş taze kahveyi değirmende çekip istediğiniz gibi pişirebilirsiniz. Sabırlı olmanız gerekiyor, çünkü en iyi sonuca deneyerek ulaşacaksınız.