Pandeli'nin Büyülü Atmosferinde...
Eminönü`ndeki Mısır Çarşısı'nın Yeni Cami'ye bakan ana kapısındaniçeri girip, sola dönerek tarihi mermer merdivenlerinden yukarıya çıkın.
Burası 1901'de açılan, 1957'de bugünkü mekanınataşınan, yüzyıllık hikayesiyle ve lezzetli yemekleriyle ünü yurtdışına taşmış Pandeli Lokantası...
Pandeli'nin oğlu Op. Dr. Hiristo Çobanoğlu ile birlikte 60 yıldır bu tarihi mekanı işleten Cemal Biberci, 15 yaşında Pandeli Usta'nın yanında çalışmaya başlamış ve her şeyi ustasından öğrenmiş. Ustanın dışardan alınmaması, içerde yetiştirilmesi gerektiği, yemeklerin kömür ateşinde ve bakır kapta piştiği zaman daha lezzetli olacağı gibi... Cemal Usta, aynı işletmede 60 sene çalışmanın formülünü, merak ve öğrenme isteği ile çalışmaya yatkın olmak veuyum meselesi diye açıklıyor.
Pandeli'nin en etkileyici özelliği hem girişin hem de masaların olduğu yerin duvarlarında kullanılan turkuaz renkli orijinal İznik çinileri... Kimi oturma gruplarında kullanılan kırmızı kumaş ile bir arada göz alıcı bir kompozisyon oluşturuyorlar. Pandeli'nin dış pencerelerinden İstanbul'un sürekli hareket halinde olan semti Eminönü izlenebiliyor, iç taraftaki pencerelerinden ise Mısır çarşısının renkli kalabalığı görülüyor. Kalem işleriyle donatılmış, adeta nakış gibi işlenmiş kubbeli tavanların olduğu odalarda yemek yerken ve içki yudumlarken, insan ister istemez tarihi bir yolculuğa çıkıyor. Türk mutfağının özgün yemeklerini sunan Pandeli'nin tatlıları da oldukça ünlü.