Ana SayfaHayatın İçindenDefne Sofuoğlu'nun evindeyiz

Defne Sofuoğlu’nun evindeyiz

Güne başladığınız ve günü bitirdiğiniz yaşam alanınızın sizi mutlu etmesi çok önemlidir. Evinizi size keyif veren eşyalarla sentezleyip görsel zevkinizle yoğurarak dekore ettiğinizde hem mutlu olursunuz hem de onu paylaşmak size keyif verir. Böylece sevgi dolu bir ev yaratmış olursunuz. Tıpkı Defni Sofuoğlu’nun evi gibi…

Defni Sofuoğlu, Galata’nın sevilen mekânlarından Sntrldukkan’ın kurucu ortağı ve işletmecisi. Küçükyalı’daki evinde iki köpeği ve iki kedisiyle birlikte yaşıyor. Evi, onun bitkileri ve hayvanları ile “şarj olduğu” yaşam alanı… “Evim Küçükyalı sahilde, yeşillikler içinde çok büyük bir bahçesi olan, denize bakan, çok az dairesi bulunan, yaklaşık 30 yıllık bir apartmanda yer alıyor. İki ayrı aileden kardeşlerin yaptırdığı bir apartman olduğu için Kardeşler Apartmanı diye anılıyor. Burada benim dışımda herkes akraba, aile apartmanı olduğu için de çok samimi ve güvenli. Ortağım da üst katımda yaşadığı için burada yaşamak, bana kocaman büyük bir ailenin parçası olduğum hissini veriyor” diye anlatıyor Sofuoğlu. Mimarlığını Melih Koray ile Ergin Gömüç’ün yaptığı apartmanın içi İspanyol mimarisi gibi geniş bir sahanlığa ve katedral tavana sahip. “Burayı seçme sebebim, köpeğimin ve benim spor yapmamıza uygun bir lokasyonda bulunmasıydı” diye devam ediyor Defni Sofuoğlu: “Benim dairem 185 m2 genişliğinde. Dört oda, iki banyo, salon, mutfak ve çamaşırlıktan oluşuyor. Eve beş yıl önce kiracı olarak geldiğim için ev sahiplerinin yaptırdığı şekli bozmadım. Zaten ilk girdiğimde boya badana dışında hiçbir ihtiyacı olmadığını da görmüştüm. Sadece dekorasyonda değişiklikler yaptım. Dekorasyon anlayışım için bir ABD’li arkadaşımın söylediği bir benzetmeyi kullanmak istiyorum: ‘Holistik evrendeki her şeyin aynı bütünün parçaları olduklarını, birbirlerinden haberdar olarak tek bir sistem şeklinde hareket ettiklerini ve birbirleriyle ilişki, iletişim ve etkileşim içinde olduklarını biliyoruz.’” Camları geniş ev çok güneş aldığı, dört bir yanını balkonlarla ve yeşillikle çevrili olduğu için perde ihtiyacı duymamış Sofuoğlu. “Sadece yatak odalarında perde kullandım,” diyor: “Aydınlatmalar hep dolaylı, çoğunu ABD’den getirdim. Mum ise en çok kullandığım aydınlatma türü. Ben dekorasyonda farklılıkların uyumunu ve enerjisini yoğun kullanırım. Evimde takım halinde herhangi bir mobilya yok. ABD’den taşınırken getirdiğim mobilyalarımın hemen hepsi tek tek toplandı. Aksesuarlarımın çoğu seyahatlerden topladığım parçalar. Modern, rahat, büyük parçalarla küçük antika aksesuarları birleştirdiğim dekorasyondaki en önemli unsur, estetikle birlikte işlevsellik ve rahatlık. Enerjinin rahat hareket ettiği ama kendi içinde birçok detayları olan bir evim var. Sofuoğlu, evinin duvarlarına yerleştirdiği resimlerin çoğunu kendi yapmış. “140×170 cm akrilik çalışmalar bunlar,” diye anlatıyor: “Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü mezunu olduğum için sanatın birçok dalı yaşam tarzımın içinde oldukça belirgindir. Ayrıca Oğuz Meriç ve Hakan Kürklü’ye ait fotoğraflar, New York’tan Tim Moran imzalı bir fotoğraf, Lübnan ve Toscana’dan aldığım yağlıboya çalışmalar da mevcut. Bunun dışında arkadaşım ve çok sevdiğim bir seramik sanatçısı olan Birsen Canbaz’ın bazı işleri ile Güney Afrika’dan aldığım ahşap aksesuarlarım da var. Her yurtdışı seyahatimde kılık kıyafetten çok evime bir aksesuar almak hep önceliğim oldu. Çok yoğun saatler çalışmama rağmen evimin bir otel gibi değil yuva olarak kalmasına çok özen gösteririm. Evde yaşayan evcillerim olduğu için onların düzenli yürüyüşleri de benim evle bağlantımı hep düzenli tutuyor.”

HAZIRLAYAN RANA KORGÜL FOTOĞRAF BURAK TEOMAN

[imagebrowser id=1230]

SON YAZILAR

BENZER YAZILAR