TOP

BİR YOL HİKAYESİ SERENGETİ

 

Hayvan Krallığı Toprakları

Serengeti Milli Park girişini görününce, heyecanlanıyoruz. Tam araçtan ayrılacakken kapıları kilitlemedin diye uyarıyoruz John’u, gülerek bakıyor, “Gerek yok!” diyor, “Burada kapı kilitlenmez, merak etmeyin bir şey de olmaz.” Biz de hızlıca John’un verdiği öğle yemeği paketlerimizi açıyoruz. Hayvanları beslemek yasak ama hayvanların kendi beslenmeleri serbest. Onlar bir yolunu bulup alacaklarını alıyorlar. Park girişi aynı zamanda diğer araçlar için safari başlangıcı. Her milletten insan bir köşede ya yemek yiyor, ya marketten bir şeyler alıyor ya da giriş bileti kuyruğunda. Biz kalabalıktan ayrılıp, Serengeti’nin içlerine doğru devam ediyoruz. Serengeti Milli Parkı içinde ilerlerken araç sayısı çoğalmaya başlıyor. Artık dünya üzerindeki en büyük hayvan krallığının topraklarındayız. Kuralların değiştiği bu yeni dünyada, araçlar içine sığınmış insan sürüleriyiz. Etrafta özgürce akıp giden hayatı izliyoruz camdan. Kural bir, ne olursa olsun aracın kapısını açma. Toprak yolun hemen solunda, otlakların arasından küçük bir tepe gibi yükselen kayalıkları gösteriyor rehberimiz. “Sanırım aslanlar var” diyor John. Ana yolu bırakıp daha dar bir yoldan tepeye doğru ilerliyoruz. Kayalıkların üzerindeki çalıların arasına uzanmış üç genç erkek aslan. Yeleleri daha gürleşmemiş. Öğle güneşinin tadını çıkarırcasına sere serpe uzanmışlar. Bu arada yanımızdan geçen fil ailesinin yakınlığı ile heyecanlanıyoruz. Onlar için sıradan bir gün, yapılacaklar listesinde yiyecek tonlarca ot ve içilecek litrelerce su var. Biz bu işlerden tonlarca ot kısmına denk geldik an itibari ile. Bizi tehlike olarak görmedikleri için çok sakinler. Hava yavaştan dayanılmaz sıcaklığına ulaşmak üzereyken rehberimiz otele 45 dakikalık yolumuzun kaldığını söylüyor. Serengeti’nin ortasındayız. John bir ağacın üzerine asılan mavi siyah renkteki bez parçasını gösteriyor. “Geldik” diyor. Biraz ileride bir bez paçası daha ve yine ağaçların çevrelediği bir giriş. Four Season Serengeti Safari Lounge hem doğanın içinde kaybolan mimarisi hem de yaşattığı deneyim olarak gördüğümüz en iyi otellerden biri.

mehmete@groupmedya.com