TOP

Anadolu Yakası’nda lüks yaşam

Gayrimenkul geliştirme şirketi Emaar, İstanbul’daki “Toskana Vadisi”nin ardından hayata geçirdiği ikinci projesi “Emaar Square” ile yepyeni bir yaşam anlayışını hayata geçiriyor.

Dünya inşaat devi Emaar’ın farklı ülkelerdeki farklı ihtiyaçlara paralel projeler geliştirmesi, kendisini bir inşaat firması değil de bir “gayrimenkul geliştirme şirketi” olarak tanımlamasının en büyük sebebi. Geliştirdiği projeleri taşeron firmalar aracılığıyla hayata geçiren firmanın üzerinde titizlikle durduğu ikinci konu ise doğru ortakları belirlemek; doğru okul partneri, doğru hastane partneri, doğru mimarlar… Böylesine titiz çalışmaların ardından hayata geçirdikleri projelerin sık sık ödüllere layık görülmesi pek de sürpriz sayılmaz.

Türkiye’de de “Toskana Vadisi”nin ardından hayata geçirdikleri ikinci proje olan “Emaar Square” daha proje aşamasındayken International Property Awards organizasyonu tarafından önce Avrupa’da, sonra da dünyada “Yılın En İyi Karma Mimari Projesi” ödülüne layık görüldü. “Emaar Square”in mimarisinde farklı dönemlerde hayata geçirilmiş farklı yapı tiplerine sahip şehirlerin dokularından ilham alınmış. Her zaman mimari bir bütünlük içinde olmasalar da bir harmoni içinde yıllara meydan okuyan şehirler gibi “Emaar Square”in de kendi ritmini yaratabilmesi amacıyla projede dünyanın önde gelen beş mimari ofisiyle çalışılmış. Proje kapsamındaki Address Hotel ve Residences’ın mimarlığı İngiltere’den Foster&Partners’a, Heights binaları ve alışveriş merkezi Türkiye’de 1995 yılında kurulmuş olan İki Design Group’a, alışveriş merkezinin iç tasarımı Singapur’dan DP Architects’e, konsept projesi ABD’li KTGY’ye, peyzaj mimarisi ise yine ABD’den SWA Group’a teslim edilmiş.

Anadolu Yakası’nın merkezi bir noktasında, Çamlıca’da konumlanan “Emaar Square” projesi Boğaziçi Köprüsü’ne 7, Bağdat Caddesi’ne ise 4 km mesafede yer alıyor. Farklı yapı tiplerinin yer aldığı projeyi, daha geleneksel Türk ailesi yapısının ihtiyaçlarına hitap edecek biçimde şekillendirilmiş dört adet Residences binası, daha hızlı metropol hayatına uyum sağlaması ön planda tutulmuş iki adet Heights binası, ilk dokuz katında Address Hotel’in yer alacağı ve üst katlarının mobilyalı olarak teslim edileceği Address Residences binası şekillendiriyor.

Bina tipleri farklı olsa da eski yaşam alanlarına gönderme yaparak tümünü buluşturan bir noktaları var ki o da son dönem inşaat projelerinde rastlanması mümkün olmayan 3 metrelik tavan yükseklikleri! “Emaar Square” projesi hayata geçirilirken en çok özen gösterilen bir diğer nokta da kompleks içinde yer alacak farklı yaşamların birbirini engellememesini sağlamak olmuş. Örneğin alışveriş merkezi, ofis katları ve daire sahiplerinin her birine farklı yerlerden giriş veriliyor. Proje bünyesinde yer alan 150.000 m2’lik alışveriş merkezinin en büyük özelliğiyse kapalı bir kutu olarak değil de açık bir alan olarak planlanmış olması. Üstelik Türkiye’nin en büyüğü unvanına da sahip olacak merkez sadece konut sahiplerine değil tüm İstanbullulara hizmet edecek. An itibariyle yüzde 38’i kiralanmış olan alışveriş merkezinin en büyük sürprizi ise ünlü Fransız markası La Fayette’in 9.000 m2’lik yerini çoktan satın almış olması. www.emaarsquare.com.tr

Hazırlayan Gökçe BURDURLU CÖMERT Fotoğraf Hakan AYDOĞAN

[imagebrowser id=966]

nazi@mayamedya.com